Arşiv
/
Ses
/
2005
Tüm podcast bölümleri
İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü Tanıklıkları: Begüm Başdaş
Çatlak Zemin’in İstanbul’daki Feminist Gece Yürüyüşü’nün dünden bugüne nasıl geldiğine dair arşiv çalışmasının bu podcastinde Begüm Başdaş, 2005 yılında yapılan 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nün hazırlık süreçlerini, o sene ilk kez yürüyüşte atılan “lezbiyenler vardır” sloganını, sloganlar üzerinden tartışmaları ve ayrışmaları, yürüyüş organizasyonundaki lezbiyen ve biseksüel kadınların basın metni ve sloganlarda heteroseksizme vurgu yapılması konusundaki mücadelesini, ilk yıllardan 2010’lu yıllara yürüyüşün LGBTİ+ hareketle kurduğu diyaloğu, feminizmin öznesinin kim olduğu tartışmalarını, yürüyüşün kapsayıcılığını, feminist gece yürüyüşlerinin gündüz mitinglerinden farkını, 2005 gündüz mitinginde ilk defa açılan gökkuşağı bayrağını, feminist gece yürüyüşlerinin heyecan ve coşkusunu anlatıyor.
Yıl
2005, 2010
Kişi
Begüm Başdaş
Kaynak Çatlak Zemin
Süre
25:54
0:01
Yaşasın Feminist Mücadelemiz!
0:14
Bu podcast serisinde feminist gece yürüyüşüne dair tanıklıkları farklı yıllarda dahil olmuş feministlerle konuşuyoruz.
0:23
Bu bölümde Begüm Başdaş ile 2005 yılını konuştuk.
0:31
Çok teşekkür ederiz Begüm davetinizi kabul ettiğin ve bu söyleşiye katıldığın için.
0:36
Taksim'de 2003'den beri 8 Mart'ta feministler eylem örgütlüyor.
0:41
O sıralarda yani 2000'lerin başında bir yerde örgütlü müydün?
0:44
Nerelerde politika yapıyordun?
0:46
Kendini nasıl ifade ediyordun?
0:47
Amerika'da doktora ve yüksek lisans eğitimi yapıyordum.
0:50
2004'ün yazında sağ çalışması yapmak için Türkiye'ye gelmiştim.
0:55
Ama o zamana kadar ne feminist hareketle ne de LGBTİ++, o zaman tabii sadece LGBTT diyorduk.
1:02
LGBT hareketle öncesinde bir ilişkim yoktu.
1:05
Alan çalışmamı kendini heteroseksüel olarak tanımlayan ve heteroseksüel olmayan kadınlarla görüşme yapmak üzere programlamıştım.
1:13
O süreçte Amargi'yi buldum ve Amargi'nin toplantılarına katılmaya başladım çok aktif olarak.
1:19
Amar Gilder'inden ondan sonra biraz da o zamanlar Eşcinsel Kadınlar diye bir kitap yayınlanmıştı.
1:25
Serdar Soydan'la Cenk Özbay, kendini seksüel ve lezbiyen olarak tanımlayan kadınlarla görüşmeler yapmışlardı.
1:32
O kitabın içerisinde Bilitis diye bir e-mail grubu olduğunu keşfettikten sonra Lambda'daki kadınlarla tanıştım.
1:39
Ve 2004 ve 2005 sürecinde neredeyse sabahtan ertesi sabaha kadar gece mesaileri şeklinde Lambda İstanbul ve Amar G'deydim yani.
1:48
Yani diğer kadın örgütlenmeleri içerisinde de işte Morçat olsun, ondan sonra 8 Mart mitingine doğru çalışmalar, 25 Kasım çalışmaları gibi farklı kurumlardan gelen kadın gruplarının olduğu da toplantılara, çalışmalara vesaire katılarak da geniş bir kadın örgütlenme ağının içerisinde bulmuştum kendimi.
2:08
Bu benim için hem yani hani alaylı feminizm öğrenmek falan gibi bir şey mi oluyor bilmiyorum.
2:13
Bilmiyorum o zamanlar şimdiki gibi feminist yayınlar, kuyur çalışmalar falan akademik dünyada fazla yoktu.
2:19
Usul, yöntem, dil ve çatışma alanlarını öğrendiğim bir süreçti.
2:25
8 Mart'taki gece yürüyüşlerinin ilk üçünden hangilerine katıldın?
2:29
2003, 2004, 2005 yıllarını soruyorum.
2:32
2005 yılında vardı.
2:33
Örgütlenme toplantılarına gitmiş miydin?
2:35
Nasıl karar verdin gitmeye?
2:36
Nerede yapılıyordu bu toplantılar?
2:38
Neler hatırlıyorsun?
2:39
Lambda üzerinden özellikle ve Amargi üzerinden zaten doğal olarak kendini bu toplantıların içerisinde buluyordum.
2:45
Hayal meyal böyle Beyoğlu'nda eski bir binada Mor Çatı'nın binası olduğunu tanıyorum.
2:51
O toplantılara düzenli bir şekilde katılıyordum.
2:54
Benim hatırladığım 8 Mart gece yürüyüşü toplantılarının 8 Mart mitingi kadar yoğun ve düzenli ve çok önceden başlamadığıydı.
3:01
Orada kendimize kurduğumuz belirli bir kendimizi daha çok feministler olarak tanımladığımız işte feminist çevreden, Boğaziçi'nden arkadaşların, Mor Çatı'dan arkadaşların vesaire olduğu, Amargi'le arkadaşların olduğu.
3:14
Onlarla birlikte daha çok 8 Mart gece yürüyüşünün düzenlenmesindeki ruh birliğini, yoldaşlığı hatırlıyorum.
3:21
8 Mart'ta hala erkekler gelsin kavgası vardı.
3:25
Fakat gece yürüyüş için böyle bir tartışma yoktu.
3:27
Ama yine de diğer karma örgütlerden gelen kadın arkadaşlarla renk tartışması sürüyordu.
3:33
Kırmızıyla, morla, diğer temsil eden renkler arasında kimin kendini orada yürüyüşte göstereceğine dair tartışmalar oluyordu toplantılarda.
3:43
Ama onun dışında hani çok daha tabii ki de bir arada olma, bir arada bir şeyi yapma ruhunun çok daha güçlü olduğu
3:49
Ve kendimi çok iyi hissettiğim toplantılar oluyordu gece yürüyüş toplantıları.
3:54
Çünkü en azından biraz daha iletişim kurabildim.
3:57
Yani 8 Mart meeting toplantılarında hani bunu görsel olarak anlatmam gerekir herhalde.
4:02
Ama böyle elimi başıma koyup hani böyle artık buradan çıkabilir miyiz hissiyatıyla.
4:06
Çünkü hani bir duvara çarpıyoruz ve bu duvardan sonrası yok hissindeyken.
4:11
Gece yürüyüşleri toplantılarında ikna edebilme, konuşabilme alanının ya da
4:16
ya arkadaşım sen de anlamıyorsan beni zaten kim anlayacak duygusu olduğu için
4:21
anlatmaya devam etme arzusu oluyordu.
4:29
Peki eylemin kendisini hatırlıyor musun 2005 yılında?
4:33
Nasıl bir deneyimdi senin için bu?
4:34
Tabii ki onu çok iyi hatırlıyorum göreceli olarak.
4:37
Öncesindeki toplantılardaki çatışmalardan sonra
4:40
hem benim ilk gece yürüyüşüm olduğu için
4:43
Hem organize eden ekibin içerisinde olduğum için çok önemli bir yürüyüştü benim için.
4:49
Yazılarımda da 2005'i bir kırılma noktası olarak anlatırım her zaman için.
4:53
Çünkü yürüyüşten önce tabii ki de biliyorsunuz basına okunacak metin hazırlanırken sloganlar da bir şekilde ortaya atılıyor.
5:01
Bunun üzerinden de şey tartışması tabii ki de en önemli tartışmaydı bizim için.
5:05
Ülkü ve ben iki arkadaş özellikle Lambda'dan katılıyorduk.
5:09
Yani sloganlar arasında lezbiyenler vardır sloganında aktarılmasını önermiştik.
5:14
Bu çok uzun, uzunu da uzatarak söylemek istediğim bir tartışma alanına dönüşmüştü.
5:21
Çünkü toplantılarda maalesef çok ciddi bir direnç vardı bu sloganın atılmasına karşı.
5:27
Çok elle tutulur bir sebep öne sürülmüyordu.
5:31
Kimse aslında homofobik bir şey söylemiyordu.
5:34
Ya sessizlik oluyordu ya da mesela bir arkadaş şey demişti.
5:39
E peki ama biz Barış annelerine bu sloganı nasıl attırırız? Biz de böyle kaldıydık. Hani bu karşı argüman çünkü çok en olmaması gereken yerden.
5:47
Çünkü bazı sol örgütlenmelerin içerisindeki hetero-patriarkal sistemin ne kadar etkin olduğunu anlattılar.
5:53
Hani o çözümlemeyi yapmamız gerektiğini düşüneceğiz ama Barış anneleriyle beraber slogan atma meselesinde o zamanlar daha Kürtçe öğrenme çalışmalarına falan da başlamamışız.
6:03
Hiçbirimiz üç kelime Kürtçe bilmiyoruz ama sürekli Kürtçe slogan atıyoruz ne dediğimizi bilmeden.
6:09
Ve hani şey demiştik yani Barış Anneleri 1 hani bizce en önde slogan atacak birleşenimiz.
6:14
Ama bir yandan da hani biz hiç bilmediğimiz ne dediğimizi bilmediğimiz sloganlar atıyoruz.
6:18
Yani hani bunu söylemeyin bari üzerinden bir tartışma yürütmüştük ve toplantının sonuna kadar yani ben şeyi falan hatırlıyorum.
6:26
Yerlere çarşafları serdiğimizi boyadığımızı bütün bu tartışmalar sürürken bu sürecin devam ettiğini hatırlıyorum.
6:33
Ama elimde megafonla yürüyüşe katıldığımda her ne kadar elimizdeki kağıtlarda bu sloganlar, pankartlarda buna benzer sloganlar olmasına rağmen bu slogan atılacak ortaklaşmasına gelindiğini hissetmemiştim.
6:47
Ve etrafına sürekli bakıp atacak mıyız bu sloganı diye beklediğim o duyguyu hatırlıyorum.
6:53
Ama bir yandan da slogan attırıyoruz.
6:55
Bir aşağı bir yukarı hani kortej boyunca güvenlik gibi eskiden bu kadar da kalabalık değildik yani.
7:00
Yani bir ucuna dönüp bir ucuna yürüyüş boyunca bir ileri bir geri gidip arkadaşlarla iletişim olabiliyorduk.
7:05
Ben de o koşanlardan bir tanesiydim.
7:07
Bir koşma gelme arasında en önde Filiz'le karşı karşıya geldim.
7:12
Filiz ciğerleri çıkartıcısına ki toplantılarda itiraz edenlerden bir tanesiydi sağ olsun.
7:18
Ciğeri çıkıyor lezbiyenler vardır diye bağırırken.
7:21
Tamam ben böyle oldu galiba bu iş gibisinden böyle bir mutlu yani böyle nasıl anlatacağımı bilmiyorum.
7:27
Bilmiyorum hani çünkü kimin bunu slalona attığı çok önemli olmasa da orada onu toplantılardaki çatışmaları hatırladığım için en önde onun ciğerini çıkarak bağırıyor olması çok ciddi bir güven ilişkisi kurdurmuştu feminist hareket içerisinde.
7:42
O nedenle hani bu heteroseksizmin sorgulanması meselesinde bu yürüyüşün ilk önemi bu.
7:48
Diğeri basın açıklamasını okuyan kişilerden bir tanesi olmam tabii ki de.
7:53
Sanırım Gülfer arkadaşla birlikte okumuşuz.
7:55
O zaman ne okuduğumu tabii hatırlamasam da elimin ayağının çok titrediğini, aşırı heyecanlandığımı, inanılmaz bir böyle kendimi çok önemli bir iş yapıyormuş gibi hissettiğimi.
8:07
Çünkü hani bir daha yeni harekete katılmışsın.
8:10
Kendini biseksüel ve lezbiyen kadınların görünürlüğü için bir misyon edinmiş bir eylemlik haline sokmuşsun.
8:17
Bir yandan da hani bütün bunun içerisinde kendini lezbiyen ve biseksüel olarak tanımlayan kadınlardan bir tanesi basın açıklamasını okuyor.
8:25
Gençler okusunlar da vardı hatırlar mısınız bilmem.
8:29
O gençler okusunlar kadrosundan okudum tabii ben.
8:32
Biseksüaller, lezbiyenler okusun kadrosundan olduğundan çok emin değilim.
8:36
Gözümde gözlük görmüyorum, megafonu nasıl tutacağımı bilmiyorum falan bütün bunların içerisinde.
8:42
Hatırlıyorum ki Galatasaray Tünel taraflarında gene bir yerdeymişim.
8:52
2005'in basın metnine baktığımızda bir heteroseksizim vurgusu görüyoruz gerçekten önceki yıllarda olmayan.
8:58
Sonraki yıllarda da bu pek yok hemen 2005'i takip eden yıllarda.
9:02
2010'lara gelindiğinde bu tartışma nasıl evrildi?
9:05
Mesela 2011 yılında dövizlerle ilgili çeşitli tartışmalar da oldu.
9:08
Bu konudaki tanıklığını paylaşmak ister misin?
9:11
Yine dövizler ve sloganlar üzerinden cinsellik, heteroseksizim nasıl tartışmalara konu oldu?
9:16
Senin bu konudaki tanıklığını merak ediyoruz.
9:18
2005'ten 2010'a kadar aslında bu metinlerde ve söylemlerde heteroseksizmin olmaması çok açıklanabilir bir şey.
9:26
Çünkü aslında o süreçte biraz lezbiyen, biseksüel feministlerin müdahalesi ile aslında bu metinler, bu sorgulamalar eklenmiş vaziyette.
9:36
Teminist hareket o süreçte daha heteroseksizm tartışmasını, işte heteroseksüel olmayan feministlerin LGBTİ++ örgütlenmelerin dışında da aslında iş yaptıklarını kendi içlerinde daha henüz yemedikleri, yutmadıkları, sünnü üstlük bir de midelerinde döndürmedikleri için onu tekrar söylemleştirmek de o kadar kolay bir şey olmuyor maalesef.
10:00
LGBTİ++ artı ve feminist mücadele her zaman için neşeyi katmayı diğer örgütlenmelerden daha iyi bilmelerine rağmen aslında çok ezbere söylemleri sürdüren bir örgütlenme hali feminist harekette.
10:14
Yani baktığın zaman 8 Mart meetinglerini genelde evet talebimiz değişmiyor sürekli aynı şeyle uğraşıyoruz.
10:22
Sol örgütlenme geleneğindeki...
10:27
Yani bundan hiçbir zaman vazgeçemedik.
10:30
Yani İbni Hareketimiz olmasa daha da vazgeçemeyeceğiz gibi geliyordu bir süre.
10:34
Ama bence 2013'ten sonra bu feminist hareket içinde yani gezi sürecinden sonra söylem dil tartışmalarıyla birlikte bunun biraz dönüştüğünü düşünüyorum.
10:43
Haksızlık da etmek istemiyorum kesinlikle.
10:46
2010-2011 sürecinde, 2010'da da ben tartışma oldu diye hatırlıyorum ama karıştırıyor olabilirim tabii ki de.
10:53
Yürüyüşe katılan LGBTİ++ artı hareketinin içerisindeki arkadaşlarımızın taşıdığı pankartlar üzerinden yürüyüşün içinde büyük bir tartışma ve çatışma olmuştu.
11:06
Nelerdi o pankartlar hatırlıyor musun?
11:08
Evet hatırlıyorum.
11:09
Ben feminizmin en çok trans oluşunu sevdim.
11:12
Trans feministler vardır.
11:14
Am benim elletirim.
11:15
Bağ benim belletirim. Bundan sonraki söylediklerim tam bu eylemde mi bilmiyorum ama o dönemde bazıları 25 Kasım farklı günlerde de söylendi ama gece yürüyüşünden sonraki tartışmalarda bütün bu sloganlar bir arada tartışılıyordu.
11:30
Kadının yoksa cebinde parası, anadır kumbarası.
11:33
Kötü yola düştüm böyle iyiyim.
11:35
Klitoris candır, fahişeyim feministim.
11:38
O zamanlarda bunlar büyük laflardı.
11:41
Alışıla gelmemiş sözlerdi.
11:43
Özellikle am kelimesinin kullanılması şöyle bir hani karında hafif bir kelebeklenme oluşturan bir kelimeydi.
11:51
Bir feminist arkadaşımız an benim elletirim bağ benim belletirim sloganını taşıyan arkadaşa büyük bir can acısıyla elini dur işareti gibi uzatırsın ya hani uzataraktan gerçekten bunu bedensel olarak performe ederek ağlar bir halde isan ediyordu ve bağırıyordu.
12:11
Bu pankartı taşıyamazsın diye.
12:13
Bu pankartı taşıyan arkadaş da hem kendini ifade etmek ama tabii bunu o anda anlamıyorsun.
12:19
O anda sadece ne oluyor diye bakıyorsun.
12:21
Ama daha sonraki tartışmalarda bu o pankartı taşıyan arkadaşın çok büyük bir travma yaşadığını gördük.
12:29
Çünkü bu sadece bana saldırıldı travması değil.
12:33
Ben başka bir yol arkadaşıma ne yaptım?
12:36
Tedirginliği ve korkusu da vardı aynı zamanda.
12:38
Yani hem sözümün arkasındayım olanı söylüyorum.
12:41
Söylemde bu benim söylemim.
12:43
Özellikle transfeminizme karşı da çok tartışma olmuştu.
12:47
Şimdi kendim tabii retrospektif olarak bakınca hani bölücü feministler gibi bakılıyor diyeceğim ama hani o hissiyatı hatırlıyorum.
12:54
Feminizmi bölen bir tartışma olduğunu hani o feminizmin çokluğuna hürmet yerine feminizmin bütünlüğünü bozan bir şeymiş hissinin verdiğini.
13:03
Ama an benim elletirim, bağ benim elletirimdeki o yüzleşme anı gerçekten şöyle bir adım dışarıdan baktığın zaman çok acı bir sahneydi.
13:13
Yani çünkü herkesin iki tarafında yaşadığı duygu çok gerçekti.
13:17
Yaşadığı korku çok gerçekti.
13:19
Geldikleri yerler çok gerçekti.
13:22
Birisi bunun arzuk kısmını anlatıyordu.
13:24
Diğeri bunun yara kısmını anlatıyordu.
13:26
Ve şimdi queer bir perspektifle baktığımız zaman ve queery arzunun ve yaranın bir arada temsili olarak düşündüğümüzde çok travmatik bir queer momentten bahsediyoruz aslında.
13:38
Queery genelde özgürleştirici, açıcı, çatlak, ışık veren bir şey olarak anlatıyoruz ama aynı zamanda bir kırılma ve yara alma, patlama haviydi.
13:48
Yani bir nar nasıl düşer ve parçalara ayrılır, sularını da saçarak öyle bir görüntü vardı orada.
13:53
Orada haftalarca, aylarca feminist hareketinin içerisinde toplantılar yapılmaya başlandı.
13:59
Ona bütün gece yürüyüşüne katılan arkadaşlar tabii ki de katılmadılar.
14:03
Çünkü gece yürüyüşüne katılım çok daha geniş bir şey.
14:07
Ama zaten bu tepkiyi veren arkadaş da hala hazırda bir arada olduğumuz örgütlenmelerin içerisinde birisiydi.
14:14
Aynı şekilde de tepki alanda.
14:16
Böylece düzenli bazı toplantılar yapılmaya ve herkes kendi derdini anlatmaya çalışmıştı.
14:22
Aynı zamanlarda artık şey tartışmaları da başlamıştı.
14:26
Trans feministler ve translara açıktır sohbetlerinin de yani şeylerin de olması gece yürüyüşü çağrılarında.
14:33
O dönem feminist hareket sanki kendi içerisindeki o çokluğu artık tutamadığının ama nasıl taşıyacağını ve bunu nasıl akıtacağının da yolunu bilmediği bir zaman yaşıyordu.
14:46
Ve bunun farkında olup konuşmak isteyenler de bir şekilde konuşuyordu.
14:50
O toplantıların bir kısmına katıldım, bir kısmına katılmadım.
14:53
Bu bence 2005'te de, 2010'da da ve hala bugün de cinsellikle olan ilişkimizi çözemememize bağlı.
15:02
2005'teki notlarıma baktığım zaman cinsellik meselesini şu şekilde kendi kendime not almışım.
15:10
Cinselliği şiddet olarak görüyor feminist arkadaşlar diye.
15:13
Yani cinsellik 2005'teki tartışmalarımızda da her ne kadar işte hetero seksizim kelimesi girse de lezbiyenler vardır sloganı atılsa da
15:23
yine de ortak fayda erkek egemen topluma karşı kadın bedeninin korunmasına odaklı bir tartışmaydı.
15:30
Kadın bedeninin özgürleşmesi ki bu beni hani parantez içinde belki söyleyeyim ama
15:35
90'lardaki işte dergilere baktığımız zaman, pazartesinin bazı yayınlarına baktığımız zaman
15:41
Her ne kadar heteronormatif bir yerden gelse de bu müstehcen sayfaların vesaire bütün bunların varlığı feminist hareketin içerisinde yani sokaktaki ses çıkarmada hala kendini gösteremiyordu.
15:55
Gene hani kitaplar arasında kendi içinde bir paylaşma olarak, sokağa dökmek olarak görünmüyordu.
16:01
Cinsellik genellikle heteronormatif düzen içerisinde erkekten kadın bedenine gelen yakıcı, öldürücü bir şiddet olarak tanımlanıyordu.
16:10
Ve bu bence radikal olarak da değişmedi hala.
16:13
Cinsel arzuyu, isteği, tutkuyu, dokunmayı.
16:17
Çünkü am benim elletirim, bağ benim bir elletirim dediğimiz zaman am benim elletirim.
16:23
Ellemek, dokunmak, dokunulmaktan bu kadar korkmanın bende yarattığı acı, üzüntü.
16:30
O dönem tek hissettiğim şey buydu yani öfke falan değildi.
16:34
Biz ne yaşıyoruz ki bir insanın başka bir insanın bize dokunmasını bu kadar genelleştirecek derecede bir şiddetle ilişkilendiriyoruz duygusuna kapılmıştım.
16:43
Ama 2010 yıllarında aynı zamanda bizim illet diye de bir oluşumumuz vardı.
16:48
Biz illet içerisindeki hani her ne kadar cinselliğin yaraya da tekabül ettiğini kabul etsek de
16:54
haz politikalarına odaklı işler yapmaya çalışıyorduk hep birlikte.
16:58
Kendini LGBTİ++ hareketinin içerisinde bir şekilde illet olarak tanımlayan kişiler olarak illet uzun soluklu olmadı.
17:06
Bu tip bir aradalıklar çok uzun soluklu olabilecek şeyler de değil.
17:09
Şimdiki sosyal medya tartışmalarına da baktığımız zaman hala LGBTİ++ hakları insan haklarıdır diyoruz.
17:16
Aşk aşktır diyoruz.
17:17
Ama cinselliği özgürleştirecek, bedenleri ortaya salacak söylem ve dil kurmakta tedirginiz ki yani ben de tedirginim.
17:31
8 Mart gece yürüyüşlerinin farklı yıllardaki çağrılarına baktığımızda zaman içinde bu çağrıların değiştiğini görüyoruz LGBTİ++ artı hareketinin müdahalesiyle özellikle.
17:41
İlk başta kadınlara yönelik yapılıyor bu çağrı sonra kadınlara ve translara deniyor.
17:45
Seneler içinde de erkeklere kapalıdır ifadesine dönüşüyor.
17:49
Bu tarihe dair neler hatırlıyorsun peki?
17:52
O dönemlerde Amargi dergide de dahil olmak üzere feminizmin öznesi kimdir tartışmaları başlamıştı ve bunu hala çözebilmiş değiliz.
18:01
Özellikle bugün geldiğimiz queer feminist tartışmalar içerisinde insan sonrası ve türler arası yoldaşlığa da baktığımız göz önünde bulundurulursa bu zaten çözümü olması beklenen bir soru olarak görülmemeli.
18:15
Sadece sürekli bir tekrar tekrar tartışılarak tekrar tekrar yeni yol ve yöntem ve bir arada olma hallerimizi düşünmemiz gerektiğini gösteren bir problem, bir varoluşsal bir sorun aslında.
18:29
Yani 2011 civarında kadınlar ve transların katılımına açıktır ibaresi bence kimlik politikaları açısından önemli bir adım.
18:39
O dönemde feminist tartışmalarda LGBTİ++ artın mücadelenin görünürlülüğünü ve o iletişimin başladığını aslında temsil eden ben seni tanıyorum sen de beni tanıyorsun biz artık birbirimizi tanıyoruz söylemidir.
18:53
O yüzden orada o dönemde onun olması bir kazanımdır ve bir diyalog başlangıcıdır.
18:58
Yani geliyor mesela birisi sakallı ben şimdi o erkek mi değil mi ne bileceğim bir güvensizlik var.
19:05
İşte erkekler erkek olarak bizim yürüyüşümüze sızmak isteyen kişiler korkusu.
19:11
Beyan esastır meselesiyle gidip soracak mıyız?
19:14
Sen erkek misin kadın mısın yavrum sorulur mu?
19:16
Bir de tabi bu ikili cinsiyet sistemine hapseden bir tartışma.
19:20
Kendini bu ikili cinsiyet sistemi içerisinde tanımlamayan feministleri nasıl burada var edeceğiz?
19:25
Bütün bunların çözülmesi mümkün olmayan tartışmalar.
19:28
Bu gece yürüyüşünü sürekli sanki monolitik bir feminist beden varmış ve onun üzerinden bunun içine kim, o bedene kim girecek, kim çıkacak tartışması yapıyormuşuz gibi yürütmekten vazgeçmemiz gerektiğini bize gösteriyor.
19:43
Her gece yürüyüşü oraya giren herkes de değişiyor. Yani oraya translar, kadınlar, şunlar, bunlar demek yerine bir yandan da aslında büyük tartışma, esas monolitik olarak korktuğumuz bir tehdit var ki o tehdidin içeri sızmasını istemiyoruz diye kendi sınırlarımızı sürekli tanımlamaya çalışıyoruz.
20:10
2005'teki eyleme dönecek olursak 2005'teki eylemde feministler imzası var.
20:15
2007'ye kadar böyle gidiyor.
20:16
Sonrasında ise feminist kolektif adıyla çağrılar var.
20:19
Türkiye'de de İstanbul'da da çeşit çeşit feminist var.
20:22
Feministler imzası bir yanıyla iddialı da bir imza aslında.
20:26
Sence bu ölçüde kapsayıcı mıydı yürüyüş?
20:28
Çeşitli miydi?
20:29
Farklı çevreler nasıl dahil oldu veya olamadı?
20:31
Oraya gelen birçok kadının kendini feminist olarak tanımlamadığını görüyorduk 2005'te de şimdi de.
20:38
O yüzden hani genel olarak feministler kelimesi evet her türlü feminizmi içine barındırdığı iddiasıyla kapsayıcı olabilir.
20:46
Ama gerçekliği ne?
20:48
Feminist denmesinin orada benim için şu önemi var.
20:51
Feminizm kelimesinin dönmesi, o kelimenin sahiplenilmese bile oradaki duruşun, oradaki sözün feministler tarafından üretildiğinin en azından ortaya konması açısından çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.
21:05
Çünkü o yürüyüşe gelen herkesin birbirinden farklı feminist anlayışları olabilir.
21:11
Feminizm tahayyülleri farklı olabilir.
21:14
Ben okunan basın açıklamalarıyla yüzde yüz örtüşen bir duygu taşımıyorum.
21:19
Gene de bunu okuyoruz falan gibisinden gene de bu dil gibisinden bezginlik hissiyatını duyuyorum.
21:26
Ama bu değil benim derdim mesela.
21:28
Benim için orada o metni feminist bir söylem üzerinden kurmaya çalıştık.
21:33
Çünkü mesela baktığın zaman hem 25 Kasım hem 8 Mart gece gündüz her şeyde oraya gelen birçok insan kendi varoluşundaki derdini oraya o feminist söylem içerisine dahil etmeye çalışıyor.
21:46
Birçok farklı yerde insanların yaşadıkları yok sayılmaları, görünmezlikleri, ezilmeleri, şiddeti, coşkuyu, tutkuyu hepsini pankartlarda artık daha çok görüyoruz.
22:00
2005 yılında mesela bir yandan 3 ayrı gündüz mitingi örgütleniyor.
22:04
8 Mart'ta gündüz mitingleri de bir gelenek o yıllarda.
22:08
Böyle bir koşulda feministlerin kendi sözünü söyleyeceği bir gece eylemi sence niye önemliydi? Sana ne ifade ediyordu?
22:14
İki ayrı toplantıya katıldığımdan bahsetmiştim ya ikisinin arasındaki dinamiğe baktığın zaman tabii ki de gece yürüyüşü yani iyi ki vardı.
22:22
Bir kere zaten yani o gecenin benim için verdiği özel duygunun ötesinde genel olarak bütün gece yürüyüşlerindeki feminizm kavramı istediğimiz ya da benim feminizmle yüzde yüz örtüşmese bile en azından beraber yol yürüdüğüm ne bileyim yani bir işte çocuk istismar davasından kadın cinayet davasına oradan onur yürüyüşüne bir şekilde bir arada yürüdüğüm kadınlarla o kısacık nefes alma alanı kıymetli bir an.
22:51
Ama 8 Mart mitinglerinin de şu açıdan önemli olduğunu düşünüyorum.
22:56
Feminizm kelimesine alerjisi olan diğer örgütlenme arkadaşlarımızla da yüz yüze geldiğimiz alanlar.
23:03
2005'te 8 Mart gündüz mitinginde aynı zamanda Lambda lezbiyanlar vardır diyerek bayrak ve pankart açıyor.
23:10
Buna dair neler hatırlıyorsun?
23:12
Yani işte 2005 mitingi bizim ilk gökkuşağı bayrağını açtığımız ve pankartlarımızı Lambda olarak açtığımız yürüyüştü.
23:20
Kadıköy'deydi Haydarpaşa'ya doğru yürürken gökkuşağı bayrağını omzuna atıp korteje doğru önümden yürüyen arkadaşımı izlerken ağlamıştım.
23:30
O korteje bir gökkuşağı bayrağıyla girmek tarihi bir andı hepimiz için.
23:35
Lezbiyenler vardır dedik mi hatırlamıyorum ama sokaktayız hepimiz.
23:41
Zorunlu seks işçiliğine son.
23:43
Yelda'yı unutma o dönem bir lezbiyen kadın cinayeti vardı.
23:47
Toplum elini bedenimden çek vardı ve burada bütün bu hareketliliğin içerisinde adını anmazsak olmaz.
23:56
Zelişimin de kıymetli, Yeşimbaşarı'nın da kıymetli bir sloganı.
24:01
Beyaz atlı prens boşuna gelme sloganımız vardı 5 Mart'taki gündüz mitinginde.
24:07
Beyaz atlı prens boşuna gelme biliyorsunuz daha sonra çok kullandığımız da bir söylem olmuştu.
24:13
Bütün bu sloganlarla, pankartlarla o alana çıkmıştık.
24:17
O yüzden de Lambda İstanbul hoş geldiniz miting alanına giriyorlar dendiği zaman orada hakikaten kalbin duracakmış gibi hissediyorsun.
24:25
Çünkü bu zamana kadar bu alanlarda hep var olmuşsun ama hep yok sayılmışsın.
24:31
İlk defa LGBTİ++'ler 1 Mayıs ayı da 8 Mart mitingine gelmediler.
24:37
Feminist kortejlerin içerisinde, kadın örgütlenmelerin içerisinde, canımsol örgütlenmelerin içerisinde her zaman vardılar ama adları yoktu.
24:45
Feminizm kendi güvenli alanlarını kurarak gece yürüyüşünü yürütmeli ama bir yandan da feminizm bir müdahaledir, bir hayır demektir.
24:53
O hayırı gözüne yüzüne sokabileceğin alanlarda da her zaman için var olmaya çalıştık.
24:59
8 Mart mitinglerinde benim söylene söylene girip depresyona girerek çıkmaya tahammül etmenin tek sebebi in your face dediğimiz taktikleri yapmak amacıyla idi.
25:09
Sürekli lezbiyen demek, sürekli biseksüel demek, sürekli bir şekilde o cinselliği ortaya atmak, feminist metodolojik usul tartışmalarını önermek.
25:18
Yani ikisinin farklı olması toplumun daha genelindeki diğer yoğul arkadaşlarımızla daha farklı kesişimselliklerde bir arada olduğumuz Kürt hareketiyle birlikte,
25:28
işte sol hareketle birlikte bir araya geldiğimiz zamanlarda aynı mücadeleyi yürütemiyoruz.
25:34
Ama 8 Mart mitingi gibi alanlarda o kesişimselliğin üzerinden tartışmayı yürüterek bir arada olma anlarını sorgulatabiliyoruz.
25:42
Çok teşekkür ederiz Begüm davetinizi kabul ettiğin ve bu söyleşiye katıldığın için.
25:46
Bu kayıt Feminist Gece Yürüyüşü Sözlü Tarih ve Arşiv Çalışması için 2021 yılında yapılmıştır.
Bu kelime kayıtta geçmiyor.