Arşiv
/
Ses
/
2011
Tüm podcast bölümleri
İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü Tanıklıkları: Neriman Polat, Eda Gecikmez
Çatlak Zemin’in İstanbul’daki Feminist Gece Yürüyüşü’nün dünden bugüne nasıl geldiğine dair arşiv çalışmasının bu podcastinde feminist sanatçılar Neriman Polat ve Eda Gecikmez, kadın sanatçılar ve sanat çalışanlarının kurduğu Kırmızı Kart grubunu ve 2011-2013 yıllarında feminist gece yürüyüşünün görsel kültürünün oluşmasında feminist sanatçıların rolünü anlatıyor.
Yıl
2011, 2012, 2013
Kişi
Eda Gecikmez, Neriman Polat
Kaynak Çatlak Zemin
Süre
24:52
0:06
Yaşasın Feminist Mücadelemiz!
0:11
Bu podcast serisinde feminist gece yürüyüşüne dair tanıklıkları farklı yıllarda dahil olmuş feministlerle konuşuyoruz.
0:23
Bu bölümde Neriman Polat ve Eda Gecikmez ile 2011-2013 yılları arasını konuştuk.
0:32
Taksim'de 2003'den beri 8 Mart'larda Feministler Eylem örgütlüyor.
0:37
Biz sizinle bugün daha çok 2010'lu yıllarda feminist sanatçıların bu yürüyüşe nasıl dahil olduğunu konuşmak için toplandık.
0:44
Ama öncelikle Neriman ve Eda geldiğiniz için, katıldığınız için teşekkürler.
0:48
Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
0:50
Neriman istersen senle başlayalım.
0:52
Mimar Sinan Resim Bölümü mezunuyum. 1990 yılında mezun oldum.
0:56
Hafriyat Sanat Grubu'nda yer aldım. Onun dışında birçok inisiyatifle birlikte çalıştım.
1:01
Daha çok yaptığım işler sosyolojik bir alanda ve politik ve feminist bir bakış açısıyla gerçekleşiyor.
1:08
Hala yoğun bir şekilde üretime devam ediyorum. Bir taraftan da sanat eğitmeniyim. Öğrenci yetiştiriyorum.
1:14
Teşekkürler Eda.
1:15
Merhaba herkese. Görsel sanatçıyım. Ben de Mimar Sinan mezunuyum.
1:20
Yıldız Teknik'te yüksek lisansımı yaptım ve şu an Hacettepe Üniversitesi'nde de resim bölümünde doktoramı yapıyorum.
1:28
2011'den beri özellikle feminizm okumaları ve sürrealizm etkisiyle birlikte resimler üretiyorum ve kolajlar yapıyorum, desenler yapıyorum.
1:38
Tabii ki performanslar da dahil oldu günün içine.
1:41
Son 3 yıldır Ankara'dayım. Ben de üniversitede eğitmen olarak çalışmaya başladım. Ben de öğrencilerle çalışmaya başladım artık.
1:50
Öyle o şekilde.
1:51
Peki feminist gece yürüyüşlerine ne zaman katılmaya başladınız?
1:56
Yani yaklaşık hangi yıllardan itibaren hala katılıyor musunuz?
1:59
Katılıyorum.
2:00
Hatta son yürüyüşte bayağı sakat kaldım zıplamaktan.
2:04
Ne zaman başladım?
2:05
Valla bu çok şey bir soru.
2:07
Tam hatırlamıyorum.
2:08
Herhalde 2000'lerin başlarıyla.
2:10
2003-2004 falan gibi olabilir.
2:12
Ama ondan öncesinde tabii yani hayatımda şeyi hatırlıyorum.
2:16
Feministlerin pazartesi grubunu tam olarak onların içinde değildim.
2:21
Çok daha uzaktan bakıyordum feminizme ama bir şekilde tanıktım yani.
2:25
Eda sen Ankara'da yaşıyorsun ama İstanbul'da yaşadığın yıllara dair belki.
2:30
Büyük ihtimalle bende 2005 sonrasıdır.
2:34
Çünkü 2005 mi varsınan girişliyim.
2:36
Büyük ihtimalle Beyoğlu'nda daha aktif olarak olduğum zamanlar o zamanlar ve o zamandan itibaren başlamışımdır.
2:46
Ama tam manasıyla çok net 2010 ve 2009-2010'dan itibaren hep katıldım.
2:53
Son 3 yıldır da Ankara'da katılıyorum.
2:56
Buradaki kadınların peşine takılıyorum.
3:00
Çok da mutluyum.
3:06
Peki biraz geçmişe yönelik, Kırmızı Kart grubuna yönelik bir soru sormak istiyorum.
3:11
2011 yılında Kırmızı Kart adı altında sanatçı kadınlar ve sanat emekçileri bir araya geliyorlar.
3:19
İkiniz de bu grubun içindeydiniz.
3:21
Bu grup nasıl bir ihtiyaçtan doğdu ve nasıl bir araya geldi?
3:24
Neler hatırlıyorsunuz o ilk oluşma dönemine yönelik?
3:27
Neriman.
3:28
Benim hatırladığım o dönemde zaten sanatçı bir arada oluşları bayağı yoğundu.
3:33
İstanbul Modern'de sansür olmuştu, onun için bir araya gelinmişti, işte işler çekilmişti vs. vs.
3:39
Politik tartışmalarında çok yoğun olduğu bir dönemdi.
3:43
Ve biz bir sergi düzenledik depoda, İnsan Hakları Vakfı'yla onların 20. yıl sergisi.
3:49
Bir grup sanatçı ve küratörler bir araya geldik ve ateşin düştüğü yer diye çok geniş kapsamlı bir sergi yaptık.
3:56
O sergi sanırım işte Eda'yla da ilk tanışmamız oradandır.
4:01
O serginin sonunda biz dedik ki yani bu sergi bittikten sonra biz kadınlar bir araya geleceğiz ve başka tür oluşumlar gerçekleştireceğiz.
4:10
Kırmızı Kart tam benim hatırladığım bu. O şekilde bir araya geldik. Eda sen ne düşünüyorsun?
4:16
Tütün Deposu'nda Ateşin Düştüğü Yer sergisini 15-20 kişilik kolektif bir ekip hazırladı.
4:22
Ve 131 sanatçının katılımıyla vakfın da kayıtları, arşivleri de ele alınarak Türkiye'nin bütün o sosyopolitik hafızasını deşen arşivsel sayabileceğimiz ki o yıl yılın en iyi sergisi de seçilmişti.
4:37
Rahmetli Radikal Gazetesi tarafından okuyucular seçmişti yılın sergisi olarak.
4:42
Öyle bir iş orada kotardı ama gelin görün ki hakikaten sergiyi hazırlarken ki ben o zaman çok çocuktum daha işte yeni yeni giriyordum sanat dünyasına ve asistan olarak orada vardım esasen.
4:57
Yavaş yavaş böyle bir görüş ayrılıkları veya işte tartışmalar başladı.
5:05
Bunun birazcık daha hissiyatı hani sesler yükselince şöyle bir noktaya gelindi.
5:12
Yine erkekler son sözü söylüyor.
5:15
Kusura bakmasınlar ama erkekler kendi aralarında klasik çarpışmalarını yaşadılar.
5:20
Ve biz hakikaten o güzel bir araya gelme dayanışma birazcık onun altında gölgelendi.
5:28
İşte birbirine küsenler oldu, kavga edenler oldu.
5:31
Biz kadınlar olarak o noktada böyle bir kendimiz bir araya gelmiş bulduk.
5:36
Başka bir olanak, başka bir fırsatı var mıdır bir araya gelişlerin ve birlikte çalışmaların diye.
5:43
2011'de ilk o Taksim'e çıkılan 1 Mayıs'ta biz bir araya geldik.
5:49
Hiç unutmuyorum onu da. 1 Mayıs'a yürüdük. Ondan sonra bir koca bir masada bir araya geldik ve kırmızı kartı kuralım.
5:56
Hatta biz isim bile vermeme taraftarıydık. Çünkü kesinlikle bir öne geçiş, bir isim olarak kendimizi öne çıkarma gibi kesinlikle bir şey olmasın.
6:06
Mümkünse anonim kalalım. Hatta biz o yüzden çok fazla böyle bir kolektifin ismini adlandırmadık.
6:12
Dışarıdan işte yazar olsun, aktivistler olsun onları davet edip birlikte okumalar yaptık, tartışmalar yaptık ve onunla birlikte de kadın örgütleriyle çalışmaya başladık.
6:24
Tabii bu süreçte aslında bizim depoyla da ilişkilenme sürecimiz.
6:28
Yani ben daha önce hafriyat grubundaydım.
6:32
Hafriyattan 2010'da ayrılmıştım ve ondan sonra işte depo aslında bizi kucaklayan,
6:40
hani bizim gibi düşünen sanatçıları kucaklayan bir mekandı.
6:43
Onun dışında tabii çok sanatçı vardık.
6:46
Yani şimdi isim sayarsak eksik kalacak.
6:48
Daha çok kendini feminist olarak da tanımlayan sanatçılar.
6:52
Bir dahaki de hani böyle feminist olarak da bir dayatma yapmadan birbirimize bir tanımlama olarak.
6:58
Çünkü bu da çok o kadar yaygın bir şey değildi aslında geçmişte.
7:02
Feminist sanatçıyım ya da feminist sanat yapıyorum demek.
7:06
Epeyce uzun süre bir zaman aldı bunun içselleşmesi ama artık oturdu.
7:10
Sonra hep birlikte biz bir manifesto yazdık.
7:13
Yani daha böyle geniş şeye açılan iş bulma, istihdam, bütün bunları da böyle içermeye çalışan çalışmalar yaptık.
7:22
Sonra mesela mahkemelere katıldık.
7:24
Ayşe Yılbaş davasına katıldığımızı hatırlıyorum.
7:27
Feminist örgütlerle birlikte.
7:29
Görseller ürettik.
7:30
Stikerler ürettik.
7:32
İstiklal Caddesi'nde eylemler yaptık.
7:34
Pınar Selek için eylem yapmıştık mesela.
7:37
Dövizler hazırladık.
7:38
Sanırım 2012 Mart'ında biz grupça bir fiil pankartları boyamada ve bana bir tane megafon vermişlerdi.
7:48
Sloganları attırıyordum ben, kortejde çalışmıştım yani hani öyle de bir anım var.
7:54
8 Mart'ların içine aktif olarak girdik hepimiz.
7:57
Bütün o boyamalar, pankartlar, sosyalist feministlerle feminist mekanda, şimdiki feminist mekanda.
8:08
Eda senin de dediğin gibi bu açıdan 2012 8 Mart'ı çok belirleyici oluyor.
8:14
O sene özellikle gece yürüyüşünün görsel materyallerinin üretiminde sanatçılar çok aktif oluyorlar.
8:20
O yıla dair hatırladığınız şeyler var mı?
8:23
Ve özellikle şey de sormak istiyorum.
8:26
Feministlerle birlikte üretim yapmak sanatçı olarak, feminist sanatçı olarak sizin için nasıl bir süreçti?
8:32
Neriman istersen senle başlayabilirsen.
8:33
Yani çok etkileyici bir süreçti gerçekten de.
8:36
Bütün o çalışmalara katılıyorduk.
8:38
Yürüyüşte kullanılacak cümlelerin söylenmesi.
8:41
Baya hani onun her şeyin bir parçası olmak mesela birçoğumuz için, içimizdeki birçok sanatçı için yeni bir deneyimdi.
8:49
Ama böyle çok kalabalık değildik onu da söyleyeyim.
8:51
En fazla 10-15 olabilir mi?
8:54
Tabii tabii maksimum 10 kişi, 15 kişiydi.
8:56
Hiç unutmuyorum böyle hani feminist mekanda dövizler kadınlar bütün aktivistler bir araya gelmiş biz de gitmişiz böyle dövizler yerlerde işte yazıyoruz çiziyoruz o diyor şunu çizebilir misin o diyor bunu yapabilir misin falan biz böyle tabii mutlulukla çiziyoruz işte unutmuyorum Güneş Terkolla böyle işte ağzı açık böyle dudaklar böyle haykıran bağıran ağızlar falan resmetmişti.
9:22
Zaten bu sürecin tamamı mesela benim için çok etkileyici ve çok belirleyici olmuştur.
9:28
Ve de çok öğretici olmuştur.
9:30
Kadınlarla birlikte çalışmak, sloganlar çalıştık.
9:33
Bir şarkı vardı mesela şarkıya hazırlandık.
9:36
Onun dışında başka şeyler de hatırlıyorum.
9:39
Ben mesela feministler diyelim ki bir kampanya başlatacaklar mesela.
9:43
Mail gruplarına da üye olduğumuz için artık onları da görüyorduk.
9:46
Yani işte ne lazım?
9:48
Şu bacaklarını açma hikayesi metroda oturanlar için mesela işte o görseller birleştirilecek.
9:54
Hop hemen mesela birleştirip gönderiyordum.
9:57
Ben işte bir başkası bizden yine böyle görselle ilgili işte film yapmak mesela işte anneler günü, sevgililer günü falan gibi onları kritize eden işlerde hani hemen araya girip işleri kolaylaştırmaya çalışıyorduk.
10:12
Tabii tabii gündemi çok yakından takip ediyorduk kadın hem sanatçılar hem sanat emekçileri. Biz de bir araya gelip gündemdeki bazı konulara dair böyle cevap niteliğinde görseller üretiyorduk, fotoğraf veriyorduk.
10:28
Mesela bir bakan sanatçılar için arka bahçenin otları demişti. Biz böyle kadınlar bir araya gelip böyle elimizle yazdığımız bir arkada pankart böyle yazıyor arka bahçenin otları diye önünde öyle poz vermiştik veya tarla başı yıkımına başlamıştı o yıl.
10:46
gidip biz bir aile değiliz diye yazılama yapıp o yıkıntıların içinde fotoğraf vermiştik.
10:51
Bir yandan hani kendimiz de bir araya gelip bir şeyler yapıyorduk.
10:55
Bir yandan da bu kaynaklardan, örgütlerden gelen haberlere göre de onlar hani araya girip bir şekilde onlara da böyle bir el atmaya çalışıyorduk.
11:07
İdris Naim Şahin yani İçişleri Bakanı zaten 2011'de sanatçıları hedef göstermişti.
11:14
Hem de LGBT'yi hedef göstermişti. Hatırlarsınız işte terör sadece dağda yoktu, valide var, şarkıda var, bütün bir arka bahçe var.
11:23
Biz o arka bahçeyi temizleyeceğiz demişti ve biz buna karşı bayağı bir şey yapmıştık, bir araya gelmiştik.
11:35
Aslında o dönem feminist sanatçıların ürettiği görseller hani şu an hala bile sıkça yaygınlaştırılıyor, paylaşılıyor.
11:43
Hani düzenlenen eylemlerin görselleri de keza öyle.
11:47
Görsellerin dolaşımı ve daha hızlı yayılması hakkında neler söylemek istersiniz?
11:53
Yani aslında görsel kültürünü de oluşturuyor oluyor bir bakıma feminist hareketin.
11:57
Evet keşke daha çok olsaymış yani.
12:00
Yani bence çok az yapmışız diye düşünüyorum ben.
12:03
O süreç şöyle ama biz gerçekten hızımızı almış bir arada çalışıyorduk ama hafiften de hani kendi iş yükümüzle beraber özellikle mahkeme süreçleri bizi şey yaptığımızı konuştuğumuzu hatırlıyorum.
12:18
Bizi yormuştu mahkeme süreçleri hem psikolojik olarak çok yormuştu hem de sürekli bir gündem var.
12:25
Yani böyle sürekli her gün bir mahkeme, her gün bir eylem, her gün bir şey vardı ve biz böyle bir ara onlara hep katılmaya çalıştık ama sonra böyle bir çökmüştü.
12:37
Onun üzerine de Gezi 2013'te patlayınca asıl hikaye aslında o yani yavaşlama, durma orada başladı.
12:45
Ben Gezi Parkı'nda feministlerle birlikte atölye yaptığımızı hatırlıyorum.
12:49
Yine çalıştık Gezi Parkı'nın içinde de ama Gezi sonrası hele ki 2014 biz birbirimizle bile konuşmadık.
12:57
Öyle bir sessizlik, öyle bir durgunluk hakimdi.
13:01
Daha sonra Nevin Yıldırım için bir araya geldik ve o eylemi, o protestoyu örgütledik.
13:07
Ama aktif, 2011-2012'ye çok aktif geçti o anlamda.
13:12
Zaten 2013'teki geziden sonra çok farklı şeylerden geçtik gerçekten ama gezide aktif olarak çalıştık hep.
13:24
Eda sen az önce 2015'ten Nevin Yıldırım eyleminden bahsetmiştin ki gerçekten de bugün geriye dönüp feminist sanatçıların eylemliliklerine baktığımızda
13:34
en çok görseline rastladığımız eylemlerden biri.
13:38
2015'teki kadınları adalet için yaşadığımız adaletsizlikleri çarşaf çarşaf ortaya döküyoruz.
13:44
Sloganıyla Galatasaray Meydanı da bir araya geliyor.
13:47
8 Mart'tan bağımsız ama belki bu eylem konusunda da bir şeyler söylemek isterseniz.
13:52
Evet tabii, o çok önemli.
13:54
Aslında kırmızı kart gitgide bir şeye dönüşmüştü, mail grubuna.
13:58
Hani birbirimizden haberdar olduğumuz bir şey yapmıyorduk.
14:01
Ondan sonra galiba Azra yazmıştı.
14:04
İlk olarak ya Nevin Yıldırım yani çıldırıyorum bu konuda diye.
14:08
Sonra biz hemen ona cevaplarla evet bir şeyler yapmalıyız'a geldik.
14:13
Çok hızlı bir şekilde hemen örgütlendik.
14:16
İşte ne yapabiliriz, nasıl görsel üretebiliriz vs.
14:20
Portreleri Nevin'in.
14:22
Ondan sonra işte atölye çalışmaları, çarşaf fikrini ortaya çıkarttık.
14:26
O çarşaf fikrinin sonrasını gerçekleştirdik görselleri.
14:31
Şablonlarla atölye yaptık.
14:32
Şey yaptık en önemlisi de imza kampanyası yaptık.
14:36
Çok sayıda kadın sanatçıya bunu gönderdik ve imza topladık.
14:41
Herhalde bir 300 tane imza var mıydı?
14:43
Bence herhalde onun tektir yani şeyde.
14:47
Kadın sanatçının örgütlenmesi şeklinde.
14:50
Sadece feminist demiyorum çünkü onun için de feminist olmayan
14:54
ya da hiç kendini bu konuyla ilişkili kılmayan bir sürü duyarlı
14:59
kadın sanatçı da
15:00
oraya imzasını koydu. Küratörler
15:03
ondan sonra kültür sanat
15:04
çalışanları vesaire vesaire.
15:06
Bunu duyurduk bir basın
15:08
bülteni şeklinde yani bir
15:10
bunu Galatasaray Meydanı'nda
15:13
toplanacağımıza dair
15:14
böyle bizim için baya bir tomalar
15:16
gelmişti. Galatasaray Meydanı
15:19
özgür bir yerde daha çok
15:20
nispetten bu tür basın açıklamaları
15:23
yapabildiğimiz bir yerde. O basın
15:25
açıklamasını yaptık. Orada
15:27
o güne ait bir sürü fotoğraflar
15:29
var. Bunlar gerçekten de hani
15:30
feministlerden de bize bir sürü katılanlar oldu.
15:33
Gruplardan yani.
15:35
Hatta daha bağımsız,
15:37
örgütsüz feministler de geldi.
15:39
Sonra o stickerları herkesi basabilecek
15:41
şekilde sosyal medyada paylaşmıştık.
15:43
Kendileri de yapıp getirmiş
15:45
olan başka genç kadınlar geldi.
15:48
Çok etkiliydi o.
15:49
Gerçekten de Nevin Yıldırım
15:51
için yaptığımız eylem.
15:53
Almanya'da da yapıldı bizden
15:55
sonra aynı eylem. Bizim yaptığımız
15:57
çarşaflar böyle birçok yere gitti.
15:59
Yurt dışına gitti. Orada da
16:01
eylem yapıldı. Görmeyenler için
16:03
çarşaflardan biraz bahsedebilir
16:05
mısınız peki? Ya Arzu ya
16:07
Azra bilirse işte mail attı
16:09
Nevin Yıldırım'la ilgili ki
16:11
o zaman hakikaten onun haberi infial
16:13
yaratmıştı. Sanırım mahkemesi
16:15
olacaktı. O mahkemeye
16:17
biz etki edebilmek için böyle
16:19
bir kampanya başlatmıştı.
16:21
Ve bunu hani bir araya gelip
16:23
Ne yapabiliriz diye tartıştığınızda bunun çok basit bir materyalle herkesin, her kadının evinde bulabileceği bir materyalle çözülebilmesi, hiç böyle bir şeye gerek duymadan bir şey ekstra bir masrafa, ekstra bir şeye.
16:39
Hani en kötü ihtimalle çarşafa salçayla yazar yine yazar.
16:44
Çarşafların işte üzerine hatta Neriman'ın atölyesinde buluşmuştuk.
16:49
Onu da çağrı yaptık.
16:50
İşte dileyen gelsin biz hani Nevin Yıldırım için pankart boyayacağız diye.
16:56
O akşam valla 10 tanemine koca çarşaf böyle boyadık.
17:00
Güzel fotoğraflar var o çalışmalarda.
17:03
Evet video var, fotoğraf var.
17:05
Çarşafların üstüne tabii ki Nevin'in o fotoğrafı vardır ya artık sembolleşmiş olan o bize bakıyor o bakan gözlerini özellikle çalıştık çarşafların üstüne ve her birimiz o an birlikte yarattığımız sloganları da altına yazdık.
17:24
Maksat bu çarşafları kamusal alanda paylaşmakta, sergilemekte ki öyle de oldu.
17:33
İnsanlar çamaşır ipini astı, balkonundan astı, atölyesinin camakanına astı.
17:39
O şekilde eylemliliği başlatmıştık.
17:45
Sonra da Galatasaray Meydanı'na davet ettik.
17:49
Neriman'ın dediği gibi o çarşafları böyle bir her birinin bir ucuna sopa bağlayarak 3-4 tanesini geri kalanını yerlere sererek bayağı da bir kadınlar beraber bir araya gelmiştik.
18:01
Basın bültenini okuduk ve hakikaten ben de çok şaşırmıştım.
18:06
Toman bizim için gelmiş.
18:07
Hatta birileri sormuştu polislere hani niçin buradasınız falan.
18:12
Bizim için gelmişler gerçekten onu söylemişlerdi.
18:15
Sanırım ilk ve tek benim Galatasaray meydanında bir eylemliğim oldu.
18:20
Sonra da zaten kapandı yani mümkün olmadı.
18:23
Yani gerçekten o kadınlara adalet için böyle bir araya gelme halimiz, kenetlenmemiz çok güzeldi o dönem.
18:30
Ve çok da akıllıca bir şey yapmışız, görseller üretmişiz.
18:33
Yani hani sadece çarşafları yapmak değil de o çarşafların çeşitli mekanlarda sallanan halinin fotoğrafları aslında bugün hala dolaşımda olan fotoğraflar.
18:42
Bir de kadınlar için adalet diye bir Facebook sayfası açtık. O da hala duruyor. O fotoğrafları zaten çekmelerini istedik herkesten, yapan herkesten ve orada paylaştık bir sürkülasyona girmesi için.
19:01
Kırmızı karttan söz ederken 2011 yılında bir araya gelmiş bir gruptan söz ediyoruz. Sen 2014 gezi sonrasında bir durgunluktan bahsettin Eda ve nevi neyleme mesela 2015 yılında.
19:12
Aslında uzun bir süreçten de bahsediyoruz.
19:14
Hani çok kısa değil.
19:16
Biraz bu grubun devamlılığı konusunda da sormak isterim.
19:19
Yani sonraki seneler nasıl ilerledi?
19:21
Hem grubun kendi içindeki toplanma hali, birliktelik hali,
19:26
hem gece yürüyüşleriyle feminist hareketin başka eylemlilikleriyle ilişkilenme hali.
19:31
Hala aktif iletişimde olan bir yer mi mesela?
19:35
Neriman?
19:35
Aslında aktif değil artık yani.
19:37
Mail grubu duruyor.
19:39
Yani ara sıra bir şeyler düştüğü oluyor maile.
19:41
Ama genel olarak bir araya gelmiyoruz ve birlikte bir şey üretmiyoruz epey bir süredir.
19:47
Ama her zaman onun bir potansiyelini taşıyoruz.
19:50
İlginç bir duygu mesela bu.
19:52
Bir şey olsa hani, şimdi tabii bir şey olsa derken o kadar çok şey oluyor ki.
19:57
Nasıl Nevin Yıldırım gibi yani.
19:59
O bizi öyle bir araya getirdi ki çünkü.
20:01
Öyle bir mevzuda hemen yine bir araya geleceğimizi, bile dayanışacağımızı biliyoruz yani.
20:07
O güzel bir duygu.
20:08
Ama tabii bir sürü parçalanmayla birlikte hani öyle bir dönemlere girdik ki artık hani kırmızı kart falan yerine belki de başka şeyler onların yerini aldı hayatımızda.
20:19
Örgütlenmeden uzaklaştık anlamında hepimiz farklı alanlarda farklı şeyler yaparak aslında çalışmalara devam ediyoruz.
20:27
Aslında bu kırmızı kart deneyimi bir örgütlenme pratiğiydi. Bu deneyim, o refleks giderek kırmızı kart başlığı altında olmasa da en ufak bir şeydi. O deneyimi yaşamış kadınlar o refleksi en ufak bir konuda işte bu bir sansür olabilir.
20:46
Bu işte ne bileyim Covid zamanı mesela maske yapılacak vesaire işte yardım toplanacaksa o olabilir.
20:54
Omuz diye bir oluşum var sanatçılara özellikle desteğe ihtiyacı olan sanatçılara sanat öğrencilerine destek veriyor o oluşum.
21:05
Ya bunun gibi birçok aslında bir araya geliş refleksi kazandırdı.
21:12
Bütün bu bir araya gelişlerin içine baktığınızda muhakkak kırmızı karttan yüzde yüz birileri vardır yani ondan adım kadar eminim.
21:21
Ben mesela tek başıma kendi adıma en ufak bir şeyde o deneyimle bir şey yapabiliyorum.
21:28
Hemen mesela ulaşabileceğim insanları biliyorum.
21:31
Yazmam gereken, nereye yazmam gereken yer varsa onları biliyorum.
21:38
Hani bu öyle bir kazanımda var kişisel olarak.
21:41
Ama şeyi de söylemek lazım Neriman. Tamam kırmızı kart olarak biz bir şey yapmadık ama siz kadınlar bir araya gelip üst üste çok güzel sergiler yaptınız ve çoğu kırmızı kartta da vardı o sanatçıların yaptığınız sergiler, feminist sergiler. İki tane veya üç tane sergi yaptınız diye hatırlıyorum.
22:03
Hatırlıyorum. Arzu, Güneş, Sevil'in hala daha devam ettikleri bir proje var.
22:10
Onu devam ettiriyorlar.
22:11
Yani aslında böyle ufak ufak bir araya gelip de sanatsal olarak hani feminist sanat olarak devam edenlerimiz de var.
22:19
Tabii tabii o çok öğretici bir süreçten geçtik yani o anlamda.
22:23
Bir araya gelme zeminleri değişti.
22:25
Sadece kadınlar değil de ne bileyim Eczacıbaşı'nın işçilere yaptığı hızla karşı bir boykot için.
22:34
Acil müdahale gerektiren alanlara doğru çeşitli biçimler alıyor.
22:39
Ama tabii ki yine de şunu söylemek lazım yani geçmişe göre müthiş bir sönümlenme var.
22:45
Ben şeyi hatırlıyorum, Kırmızı Kart'ın zamanında, tam o 2012-2011, sanatçıların bir araya gelip kolektif sergiler açıyordu ve bunlar çok politik sergilerdi.
22:57
Ve bu bir araya gelişler çok fazlaydı, Kırmızı Kart da onlardan biriydi esasen.
23:02
E tabii şimdi inanılmaz bir dağılma söz konusu.
23:11
Eda senin sonraki yıllara yönelik eklemek istediğin bir şey var mı?
23:16
Artık belki birazcık sokağa çıkmakta zorlanıyoruz ve bu baskıcı ortam var ama sosyal medya eylemleri mesela epey bir güçlü ilerliyor ve çok da etkili oluyor.
23:29
En son işte 2020'de İstanbul Sözleşmesi için yapmışız bir eylem. Her birimiz videolar paylaşmışız, sözleşmenin maddelerini okumuşuz.
23:39
Zaten 8 Mart'ta her defasında da inatla barikatları açmaya çalışıyoruz zaten ve son yıllarda bu kadar baskıcı ortamda tek gerçekten korkmadan sokağa çıkabilenler kadınlar ve kuyurlar oldu yani her şeyi göze alarak.
23:57
Belki bu konudan bağımsız ama İstanbul bir yan elindeki küratörün sansürlenmesi diyebileceğimiz durumda baktık.
24:05
Türkiye'li sanatçılar bir araya geldiler ve tavır koydular, çekildiler.
24:09
Mesela bu çok büyük bir adım.
24:11
Her şeye rağmen bir araya gelişlerin sürdüğünü gösteriyor.
24:15
Umut verici bir şey.
24:16
Ben örgütlenmeyi feminizmle ve feministlerden öğrendim.
24:20
Sağolsun feminist sanatçılardan öğrendim.
24:22
Bütün refleksim, bütün bir araya gelişim de hep aynı.
24:26
Tabii biz kendi deneyimlerimizden bahsettik.
24:28
Aslında burada birçok şey unutulmuştur, eksik kalmıştır.
24:32
O yüzden de dinleyenler bizi affetsin.
24:36
Bu sadece bir kesit.
24:38
Teşekkür ederiz.
24:39
Hem katıldığınız için hem de deneyimlerinizi paylaştığınız için.
24:43
Biz teşekkür ederiz.
24:45
Bu kayıt Feminist Gece Yürüyüşü Sözlü Tarih ve Arşiv Çalışması için 2023 yılında yapılmıştır.
Bu kelime kayıtta geçmiyor.