Archive
/
Ses
/
2006
All podcast episodes
First-hand Accounts of the Istanbul Feminist Night March: Lale Bakırezer, Candan Yıldız
In this episode of Çatlak Zemin's archive project tracing the history of the Feminist Night March in Istanbul, Lale Bakırezer and Candan Yıldız recall how the march gathered momentum between 2006 and 2009.
Year
2006, 2007, 2008, 2009
Person
Candan Yıldız, Lale Bakırezer
Source Çatlak Zemin
Duration
43:48
0:00
Long live our feminist struggle!
0:15
Bu podcast serisinde feminist gece yürüyüşüne dair tanıklıkları farklı yıllarda dahil olmuş feministlerle konuşuyoruz.
0:23
Bu bölümde Lale Bakırezer ve Candan Yıldız ile 2006-2009 yılları arasını konuştuk.
0:32
Taksim'de 2003'ten beri
0:34
8 Mart'larda feministler eylem örgütlüyor.
0:36
2005'te bu feminist
0:38
gece yürüyüşü adını alıyor.
0:39
Biz sizinle özellikle 2006-2009
0:42
arasını konuşmak istedik.
0:43
Çünkü feminist hareket de yürüyüş de
0:45
bu süreçte güçleniyor. Öncelikle biraz
0:47
kendinizi tanıtabilir misiniz? 2000'lerin
0:49
başında, ortasında bir yerde örgütlü müydünüz?
0:52
Nerelerde politika yapıyordunuz?
0:54
Kendinizi nasıl ifade ediyordunuz?
0:55
Candan istersen senle başlayalım.
0:57
2000'ler feminist örgütlenme arayışının canlı olduğu yıllardı.
1:02
Feminist arkadaşlarımızın olduğu bir görüme en emek kolektifimiz vardı öncesinde.
1:07
Sonra dağıldı vs.
1:08
Ruhi ve fikri olarak feminist harekette dair arayışlarımın hep sürdüğü.
1:14
Örgütlü bir yapı yoktu o zamanlar.
1:17
Daha çok inisiyatifler vardı.
1:19
İşte 8 Mart bağlamında oluşan platformlar vardı.
1:23
Doğrudan kendimi feminist olarak tanımlamadığım ama feminizme kendimi çok yakın hissettiğim bir örgütlü feminist mücadele fikrinin de böyle yavaş yavaş duyduğum ve bunun önemli olduğuna inandığım bir süreçti.
1:37
Kadın mücadelesine dair adresler vardı, eylemlikler vardı, kadınların kendi gündemlerine dair sözleri vardı vs.
1:47
Ama bir bağımsız hat meselesinin inşası konusunda o heyecanı taşıdığımı hatırlıyorum.
1:54
Lale seninle devam edelim.
1:56
2000 yıllarına kadar hem Görülmeyen Emek Kollektifi adlı bir kadın grubunda hem de İstanbul Bağımsız Kadın İnisiyatifi'nde örgütlüydüm.
2:06
Her ikisinin de sona erişi 2000'lerin başında oldu. O yıllar biliyorsunuz aslında bağımsız kadın örgütlenmelerinin ortadan kalktığı ama kurumlaşmanın çok yoğun olduğu bir döneme denk geliyor.
2:22
O dönemlerde benim de arayışlarım devam ediyordu.
2:27
İstanbul Bağımsız Kadın İniziyatifi'nden hem de çeşitli platformlarda diyelim bir araya geldiğimiz kadınlarla rastlaşmalarımız sonucunda konuşuyordu.
2:39
Bir tarafıyla bu kurumlaşmanın iyi olduğunu ama aynı zamanda da çeşitli alanlarda kadınların tek tek bağımsız feministlerin bir araya gelmesinin önünü de kestiğini,
2:54
dolayısıyla aslında kurumların diyelim dışında olan kadınların da bir araya gelmeye ve birlikte politika üretmeye ihtiyaçları olduğunu her bir araya gelişimizde konuşuyordu.
3:06
Feminist gece yürüyüşlerine ne zaman katılmaya başladınız hatırlıyor musunuz?
3:10
Yani hangi yıldan itibaren ve aşağı yukarı ne zamana kadar katıldınız?
3:14
Candan istersen senle başlayalım.
3:17
Yer yer böyle profesyonel olarak katıldığım feminist gece yürüyüşleri oldu mesleğim gereği.
3:23
Yer yer yurt dışı gibi kesintilerden dolayı 8 Mart'ları yurt dışına taşıdığım deneyimlerim oldu.
3:31
2006-2009 arası kesintisiz katıldım.
3:36
2013'den sonra yine kesintisiz katıldım. O gece yürüyüşlerinin yıllar içerisindeki ivmesini bizzat bir sürü kadın da zaten ifade etmiştir. Çıplak gözle görülecek kadar yükselen bir ivmeden bahsediyoruz.
3:50
Hem çeşitlilik anlamında, feminist yelpazenin, siyasal yelpazesinin farklı farklı yerlerinde kendilerini ifade eden kadınların katılımı bağlamında, LGBTİ'lerin katılımı bağlamında, liseden genç kadınların, üniversiteden genç kadınların katılımları bağlamında, farklı nesillerden kadınların katılımı bağlamında ve sözünde yıllar içerisinde hem bir evrimi var hem bir değişimi var.
4:18
Yani o sözden bahsettiğim dövizlerden tutun, pankarta kadar ya da basın açıklamasından tutun, kadınların kendi ürettiği sloganlara kadar o çeşitlikleri gözlemlediğim yıllar içerisinde bir kümülatiften bahsedebiliriz.
4:34
Lale seninle devam edelim.
4:36
2003-2020 arası bütün pebiniz gece yürüyüşlerine katıldım.
4:40
Aslında 2003'teki tam bir pebiniz gece yürüyüşü diye nitelendirebilir miyiz?
4:45
Ondan çok yemin değilim açıkçası.
4:47
Bugün geriye dönüp baktığımda da böyle düşünüyorum.
4:51
Amerika'nın Irak'ı işgali sonrasında yapılan bir eylemdi.
4:56
Ve hepsi erkek tesadüf müdüğe bir hankar taşınmıştı.
5:03
İşte çeşitli o sırada bu savaş kararında payları olan ABD'deki liderlerin, içlerinde kadında olan liderlerin efendim resimleri taşınmıştı.
5:16
Fışkusuz tabii ki dünyada hepimizi, herkese etkileyen bütün bu kararların erkekler tarafından veriliyor oluşu,
5:25
bir savaş işgal politikasına karşı feministlerin de söz söylemesi çok normal, hepimizi ilgilendiren bir konu.
5:33
Ama uzun bir süredir kadınların, feministlerin gece yürüyüşü düzenlemediği ya da sokağa çeşitli nedenlerle,
5:43
örgütsüzlüğünden sadece değil aynı zamanda da o sırada işte bir araya gelmek, basın açıklaması yapmak vs.
5:51
bütün bunların yasak olduğu bir döneme de tabii ki denk geldiği için ilk gece yürüyüşü kadın taleplerinin ağırlıklı olduğu bir buluşma değildi açıkçası.
6:04
Sonuçta bir gece bir araya geldiğimiz için ve öyle bir eylem yapıldığı için de buna bir gece yürüyüşlerinin küçük bir hazırlığı, niyeti, başlangıcı diyebiliriz diye düşünüyorum.
6:21
Örgütlenmesi için yapılan toplantılara gidiyor muydunuz? Hangi yıllarda gidiyordunuz? Nerede yapılıyordu bu toplantılar o zaman?
6:29
Çağrıları veya eylem hakkında tartışmalar, yazışmalar nerede oluyordu?
6:33
Lale istersen bu sefer de seninle başlayalım.
6:36
Yıl yıl şu mekanda yapılıyordu toplantılar ve örgütlenme hazırlıklar diye tam hatırlayamıyorum.
6:44
Ama çeşitli mekanlarda yaptığımızı hatırlıyorum.
6:47
Mesela Morçatı'da yaptık.
6:49
Makine mühendisleri odasında yaptığımızı biliyorum.
6:52
O zaman Nilgün Yurgalan diye bir arkadaşımızın kafesi vardı şiirci diye.
6:57
Orada bir araya gelip dövizleri yazdığımızı biliyorum.
7:00
Kadın gruplarından birinin Taksim civarında bir yerleri vardı.
7:05
Şimdi adını hatırlayamadım.
7:06
Yine orada bir araya geliyorduk.
7:08
Sonra 2008 yılında SFK kuruldu.
7:11
2009 itibariyle orada da hazırlıklara devam eder olduk.
7:17
2017 yılına kadar SFK'daki hayatımla dahil olmak üzere hem toplantılarına hem de hazırlıklarına katıldım.
7:26
Candal sen?
7:26
Bir ön hazırlık bağlamında katıldığım toplantılar oldu.
7:31
Kendi deneyimlerimi şöyle hatırlıyorum.
7:34
Bizde kortej yoktu.
7:35
Bizde bir araya gelen kadınlar topluluğu vardı.
7:38
Yani ne bileyim dörtlü beşli sıralar halinde şu kadar mesafeli bir yürüyüş formatına sahip değildi gece yürüyüşü.
7:46
Politik olarak böyle değildi zaten.
7:48
Belirli sloganların tercih edildiği öbekler vardı mesela.
7:52
Mesela bir slogan bir yerde cılız çıkıyor.
7:54
Mesela ben o grubun yanına gidip aslında attırdığım sloganı tekrar ettiriyorum ve oradan da güçlü bir ses çıkması gibi böyle küçük küçük tatlı müdahalelerimiz oluyordu.
8:05
Toplantılara katılım meselesi bu gece yürüyüşünün bir tür duyurulması konusunda ağırlıklı olarak basın komisyonunda yer aldım.
8:15
İşte önden haberinin yaptırılması ya da o gün haberinin izlenmesi vs.
8:20
2008'de feminist gazete çıkarmışız.
8:22
Oradaki süreçlerde vardım ve o feminist gazete aslında feminist gece yürüyüşüne giden o sürecin aslında bir tür materyali olmuş.
8:35
Hani dağıtımından tut sonrasında standlarda satımına kadar.
8:39
Bir de hani bu açık çağrının yapılması.
8:41
Bir sürkülasyon vardı her defasında gece yürüyüşünün örgütlenme ya da işte komisyon dediğimiz grup.
8:49
Mesela notlara baktığında şöyle bir bilinç bir şekilde yeşerttirmiş ve taşınmış da mesela bir önceki yıldaki deneyimin bir sonraki yıla aktarılması açısından o deneyimi bir sonraki yıla taşıyacak kadınların yine o komisyonda görev alması, bir tür rotasyon ve o rotasyonun da aslında bir kotalı değişime tabi tutulması.
9:09
Bunun işletildiği hazırlık süreçleri oldu. Açık çağrı meselesi tek tek birey kadınların ya da feminist gruptan gelen kadınların kendisini ifade edebildiği örgütlenme sürecini, deneyimini, yaşama fırsatı yakaladığı bir tür hazırlık süreçleri vardı.
9:27
Ve o hazırlık süreçlerinin zor olduğunu da biliyorum.
9:30
Birlikte iş yapma deneyimi kolay bir şey değil.
9:33
Herkes farklı alışkanlıklarını taşıyor.
9:35
Alışageldiği siyaset yapma biçiminin taşındığı alışkanlıklardan bahsediyorum.
9:40
Yol verme meselesi, birbirini gözetme meselesi, ondan sonra işte feminist sözün ağırlığının olmasına dair bir kabul ya da böyle bir rıza hikayesi.
9:53
Bu zor olan şeyin kotarılmasını kolaylaştıran yöntemler deyip bitireyim.
9:57
Peki ya eylemlerin kendisi ve hazırlık süreçlerinin nasıl bir deneyimi sizin için?
10:02
Mesela ne gibi görevler alıyordunuz?
10:03
Yürüyüşlere katılım nasıl oluyordu?
10:05
Coşkusu nasıldı?
10:07
Lale senle başlayalım.
10:08
Gece yürüyüşleri başladığında çok azdı.
10:11
Yani böyle 200 kadın, 300 kadınla başlayan o sokak yürüyüşleri.
10:18
Sonrasında hepimizin bildiği gibi 40 binlere falan ulaştı.
10:22
Hep bu adım adım bu sürece gelindi.
10:25
Çeşitli sebepleri var.
10:26
Ama bu sebeplerinden bir tanesinin de bu 8 maddeci yürüyüşlerinin örgütlenmesi olduğunu da açıkçası düşünüyorum.
10:34
2000'li yıllarda başka bir yönelim olmaya başladı Feminiz Hareketler ve kurumlaşma oldu.
10:40
Kurumların içerisinde yer alamayan ama dışarıda da onlarca Feminiz Kadın vardı.
10:45
Tam da o yıllar hem devlet mezuninde ve de aynı zamanda diğer politik özneler tarafında feminizmin bir siyasal politik özne de görülmediği zamanlardı.
10:58
Hem bu gece yürüyüşlerindeki motivasyonlarından bir tanesi buydu.
11:02
Aynı zamanda bu feminist gece yürüyüşleri örgütlenirken çeşitli karma yapılardaki kadınlar da bu yürüyüşlere geliyorlardı.
11:11
Biz bu feminiz özne meselesini pratikte de aslında karşılıklarını görüyorduk bu tartışmalarda.
11:19
Yani bir sloganın üretilmesinden, metnin çıkartılmasından, dövizlerin yazılmasına kadar kadın mücadelesine ya da bizim çok sık kullandığımız kadın kurtuluş mücadelesi de
11:33
Bu farklılıklarımızı ve farklı bakış açılarımız da bu hazırlık sürecine yansıyordu.
11:42
Öğrendim dediğim şeylerden bir tanesi, mesela bizim aslında keşke bir akademik bir tezde bu bütün bu süreçlerde üretilen metinler üzerine araştırma yapılsa.
11:55
Çünkü o metinlerin aslında ne kadar da ekletik olduğu görülebilir.
12:03
Niçin ekletikti?
12:04
Çünkü hem feministler hem de kendilerini feminist olarak tanımlamayan karma örgütlerde, çeşitli kurumlarda, demokrasi kitle örgütlerinde vs.
12:15
Çalışan kadınların hem fikirliğimiz yoktu, aslında feministlerin arasında da bir homojenlik yoktu.
12:22
Dolayısıyla bugün dahi tartışmaya elverişli olabilecek birçok kelime, kavram o metinlere girmiş bulunuyordu.
12:33
Bir aylık bir süre içerisinde her şey yapılıyordu.
12:36
Toplantılar, hazırlıklar.
12:37
Biz her yıl şunu diyorduk.
12:39
Ya 8 Mart bir platform mu?
12:42
8 Mart girişi mi?
12:43
Her neyse 8 Mart için ayrı bir şey olsun.
12:47
Ve bir yıl boyunca aslında kadınlarla ilgili bütün politikalar orada tartışılsın, kampanyalar yapılsın.
12:56
8 Mart aslında bir yıl boyunca kadınların hedefledikleri, hangi konuda söz söylemek istiyorlarsa onları söyledikleri yılın taçlandırması olsun 8 Mart.
13:09
Ama biz bunu hiç hayata geçiremedik açıkçası.
13:12
Bir takım girişimlerde bulunduk ama sonunu getiremedik.
13:16
Bu bir tarafıyla da tabii ki öğretici yani tüm kadınlar 8 Mart'ta aslında kendi talepleri aslında alana yansıtıyorlardı.
13:25
Şu cümlede olsun çünkü bunun için bizim için önemli, şu da olsun, şu daha önemli şeklinde yapılan o tartışmaları aynı zamanda da geliştirici olduğunu da söyleyebilirim.
13:38
Pratik kısmı çok zevkliydi bence.
13:41
Hani birlikte döviz yazmak, işte pankart yazmak, 2010'lardan itibaren de mutlaka hayatımıza kavrama girdi.
13:50
Yaratıcı bir şey olsun, yaratıcı bir şey olsun.
13:52
Yaratıcı malzemeler, materyalleri bulmak için böyle küçük küçük çalışma grupları oluşturulur.
13:59
Hani işte fikirler üretildiği dönemler çok zevkli dönemler diye düşünüyorum.
14:05
Bir de hiç tanımadığımız aslında ne bileyim bulunduğumuz mekanlara da gelmeyen birçok genç kadın bu hazırlıklara geliyordu.
14:15
Ve biz onlar da bu hazırlıklar esnasında bir temasımız oluyordu.
14:19
Birlikte bir iş yapıyorduk.
14:21
Bu da bence çok kıymetli bir şeydi.
14:23
Candan sen?
14:24
8 Mart gece yürüyüşünün olabildiğince en geniş çerçevedeki kadınları kapsayacak bir dil üzerinden metin kurulması bir eklektizm sağlıyordu gerçekten.
14:36
Ama mesela hiçbir zaman kadınlar 8 Mart gece yürüyüşünde bütünlüklü feminist bakıştan bence kopmadılar.
14:43
Yani militarizme her zaman bir sözleri vardı, milliyetçiliğe sözleri vardı, patriarkaya, heteroseksizme her ne kadar bir metni ortak çıkartmanın sancıları olsa bile gece yürüyüşünün en özgür taraflarından bir tanesi dövizlerdi bence.
15:01
Yazsam yazsam ne yazsam diye kendiyle konuşurken bir kadının belli ki neyse onun derdi, neyse canını sıkan şey oradan bir söz üretiyordu.
15:11
O sözün kendisi asla temiz gece yürüyüşünün ana çerçevesi ya da ana soğuktanlarıyla kesişmek zorunda değildi.
15:20
O yüzden bence kadınların döviz yazma süreçleri bence çok özgürleştiriciydi.
15:25
Dövizlerin analizinin ana pankarttan daha sağlam doneler verebileceğini düşünüyorum.
15:31
Hem o dönüşüm hem o değişim her anlamda.
15:34
Hem söz hem kuşak değişimi anlamında.
15:36
Mekanlardaki hazırlık süreçlerinin dışında da her kadının aslında kendi mutfağında, evinde, arkadaş toplantısında, kafesinde neyse
15:44
yazdığı dövizlerle orada karşılaşmak, oradaki o farklılığı görmek vs.
15:50
Sancılı şeylere de neden olsa bile kadınların kendiliğini daha özgür ifade etmelerinin bir aracı olduğunu da düşünüyorum.
15:59
Aslında 2008'e kadar yazılan dövizler kasık dövizler.
16:05
Ama özellikle geziden sonra bir dil değişikliği bizim dövizlere de yansıdı.
16:12
Fakat orada sosyolojik bir şey var.
16:14
8 Mart gece yürüyüşleri çok gençleşti.
16:17
İlk 8 Mart'lar başladığı zaman o kadar genç kadının 8 Mart gece yürüyüşlerine katıldığı dönemler değildi ilk başta.
16:26
Şimdi mesela baktığımızda inanılmaz bir gençleşmiş kadınlar grubu var.
16:32
Onların da yeni söz söyleme tarzı bence bütün o dövizlere yansıyor.
16:41
Biz talebimiz neyse bö bö bö bö onu hani söyler bir şekilde dövizler hazırlıyorduk.
16:48
Aman anlaşılmayacak.
16:49
Aman öyle de bir kaygımız vardı.
16:51
Yani sırnak içine muhafazakardık da yani bunu da söyleyebilirim.
16:55
Çünkü alışkanlıklarımız da var.
16:57
Geçmiş dönemdeki alışkanlıklarıyla siyaset yapma biçimini de bir şekilde taşıyorduk.
17:03
Mesela emek alanında da dövizler vardı.
17:07
İşte ne bileyim ben kadın cinayetleriyle ilgili dövizler vardı ya da şiddete ya da giydiğimize işte ne bileyim namusumuza hani dil uzatmayın vesaire gibi.
17:20
Şimdi bizim bunu söylerken ki kurduğumuz cümlelerle genç kadınların kurduğu cümlelerin daha farklı olduğunu ve onlar da aynı şekilde derdini anlattığını düşünüyorum.
17:32
Hem mizam var, hem öfke var, hem de git işine ben seni öyle çok da sallaman,
17:39
sana da çok iyi gelen bir cüretkarlığı da vardı.
17:42
Yandan sen bir şey ekleyecektin.
17:43
Lale'nin söylediğini şöyle bir ek yapacağım.
17:46
Dövizlerdeki çeşitlilik benim kuşağımın kendi içinde daha sancılı yaşadığı
17:51
ama sonraki kuşakların daha bence barışık yaşadığı bir şeyi dışa vurumu.
17:56
Özel alan politik meselesinin mesela bence dövizlerde daha rahat, daha esnek ve daha bireyselleştirilen bir dille taşındığını görüyoruz mesela.
18:06
Hani bedenle kurulan ilişkinin daha özgür olduğu, daha barışık olduğu, baba koca, abi neyse ona dair sözün çok daha bireysel bir yerden kurulduğu.
18:18
Mesela benim kuşağım daha çok biz deriz. Ben dilinin daha öne çıktığı dövizlerdi diye düşünüyorum.
18:26
Gece yürüyüşleri de kadınlar için bir oksijen koridoruydu.
18:30
Alacaklı olduğumuz bir dünyanın böyle küçük bir zaman aralığı gibiydi bence o istiklaldeki o yürüyüş güzergahı.
18:37
Yalnız olmadığımıza dair her şey yani yan yana gelmek, bağırmak, çağırmak, ıslığını, çığlığını duyurmak, ondan sonra bunu yaparken herhangi bir kısıt koymamak kendine, o bireysel varoluşun daha mümkün olduğu yürüyüş anı bence bunlar belirli eylem biçimlerinden farklılaşan özelliklerdir.
19:02
Zannediyorum 2009 olabilir, 2008 ya da 2009 tramvay durağından Galatasaray'a doğru yürüyeceğimiz gece yürüyüşü.
19:09
Polis arabadan şöyle anons yapıyordu.
19:13
Erkekler, erkekler geri çekilin, kadınlar geliyor, kadınların yürüyüşü bugün.
19:19
Böyle çok hoştu.
19:20
Doğal bir polis otosundan falan.
19:22
Erkekler, erkekler geri çekilin.
19:24
Bu bayağı tatlıymış.
19:26
Bir yandan 8 Mart'larda gündüz mitingleri de bir gelenek.
19:29
Böyle bir koşulda feministlerin kendi sözünü söyleyeceği bir gece eylemi sizce niye önemliydi?
19:35
Size ne ifade ediyordu?
19:36
Lale istersen sen de başlayalım.
19:38
Gündüz 8 Mart mitinglerinin çoğuna da katıldım.
19:42
Bir kısımdan kahrolarak katıldım.
19:45
Görev bilinciyle de katıldığım oldu açıkçası.
19:48
Özellikle mesela 1996 itibariyle katıldım.
19:53
1996'da erkekler de biliyorsunuz katılmıştı.
19:56
Ona hep zorluyorlardı birlikte yapmaya.
19:58
97 itibariyle değişti. Kadınların sadece örgütlediği çok uzun yıllardan sonra artık örgütlediği 8 Mart gündüz yürüyüşü oldu.
20:09
O yürüyüş önemli çünkü sadece yani çeşitli aynı zamanda siyasi partilerden, demokrit kadın örgütlerinden vesaire kadınlar, feministler o yürüyüşe katıldılar.
20:22
O yürüyüşün kürse alanına bile erkekler doluştular.
20:26
Çok sonradan çok geç tarihlerde yani erkeklere alanlara sokmamayı, gündüz mitinglerinde dahil alanlara sokmamayı becerebildik.
20:36
Burada ben hep feministlerin mücadelesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
20:40
Ve karma yapılardaki kadınların bu mücadeleden etkilendiğini, kendi örgütlerindeki yapılarındaki erkeklere başkaldırdığını ve erkeklerin gelmemeye başladığını.
20:52
Kadın talepleri de vardı ama kadın taleplerinden ziyade genel anlamdaki, onların bütün o toplumsal taleplerinin de aynı zamanda alanlara yansıdığı yürüyüşler de bunlar.
21:03
Temelistlerin dışında ki kadınlarla kesiştiğimiz, bir araya geldiğimiz birkaç tane alanlardan biri oluyordu 8 Mart gündüz yürüyüşleri.
21:16
Bu da hani birlikte olmak, birlikte birbirimizin sesini duymak, söz üretmek, dayanışmak vesaire anlamında önemli bir şeydi.
21:23
İşte yürüyüş alanlarında atılan sloganlardan efendim kürsünün hiç kadın bakış açısıyla olmaması zaten.
21:33
Feminist demeyeceğim de feminist demiyorum zaten ama yani o feminist sözün söylenmesi için o kürsüyü ne kadar zorladığımıza dair.
21:43
Hani ağırlıklı olarak feminist söz söylenmiyordu ama bari kadın bakış açısıyla bir sürü meseleler gündeme gelsin diye çok uğraştık.
21:52
Çok canımızın sıkıldığı mitinglerde bir genel çağrı yapılıyor 8 Mart'la ilgili.
21:59
İşte karma örgütlerde ya da demokratik kitle örgütlerinde vesaire bulunmayan tek tek gelen birçok kadın oluyordu.
22:07
Ve onlar yürüyecek, o güne katılacak bir yer arıyorlardı ve bizimle yürümeyi tercih ediyorlardı.
22:14
Çünkü hani biz temiz bir pankartlaşıyorduk.
22:17
Bu bence çok önemli çünkü böyle gelen birçok kadın hep bizimle birlikte oldular.
22:23
Onları da biraz düşünerekten aslında gündüz 8 Mart yürüyüşlerine katılıyorduk.
22:30
Ben de hemen hemen katıldım yani gece yürüyüşüne denk gelen yıllarda gündüz 8 Mart yürüyüşüne o karma yapılardaki kadınların örgütlediği.
22:38
Kadın vurgusunun, kadın sözünün öne çıkması bağlamında aslında o platformların İstanbul özelinde kurulması,
22:47
işte farklı kadın yapılarından, sendikalardan, demokratik kitle örgütlerinden ya da işte meslek örgütlerinden kadınların birbiriyle politik anlamda karşılaşmasına vesile olması açısından bence de önemliydi, kıymetliydi.
23:00
Hep o tartışma vardı ya işte Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü, Dünya Kadınlar Günü mü vesaire.
23:05
Genel bir fark vardı bence gece yürüyüşüyle 8 Mart gündüz mitinginin.
23:09
8 Mart'ın çıktığı yer itibariyle işte 1857'ye bir vurgunun altına daha çizildiği bir emekçi kadın vurgusunun daha böyle öne çıktığı metinler vesaire hep bu hava bir şekilde vardı.
23:25
Ama mesela orada bir korteş yeryası vardır.
23:27
Artık örgütlü mitinginden sonra feministlerin korteş yeryasının yeri yükseldi.
23:33
Biz böyle genelde keskin tımabın arkasındaydık ki onlar da kortejde en önemli, en öndeki yerlerde sendika oldukları için.
23:42
Feminist sözün başka başka kadınlarla buluşması açısından da bence o tür platformun varlığı önemliydi, hala önemli olduğunu da düşünüyorum.
23:50
Bir ekleme yapabilirim. Biz de o platformlarda hani nasıl sıyrılmıştı yani bu kadın erkek el ele özgür günlere meselelerinden zaten.
24:00
Bu konuda şiddete de uğramıştı feminist kadınlar.
24:03
Yani miting alanlarında değil. Fakat mesela Kürt Kadınları ile biz bu miting alanlarında bir araya gelmeye başlamıştık. Onların taleplerini duymak, bizim de taleplerimizi onların duymasının karşılaştığı yerlerden birisi de aslında bu 8 Mart gündüz mitingleri de oldu diyebilirim başlangıçta.
24:28
Can'dan söylerken bu Taksim'in işte o an bizim olması işte o karanlık sokaklar falan dediğin şeyde biraz daha aslında şey üstüne iki cümle edebilirsiniz belki.
24:39
Bugünün istiklali ve o istiklalde eylem yapma şeyiyle o dönem yani yaklaşık 10 yıl önce veya daha fazla hani arada böyle bir fark istediyor musunuz 8 Mart gece yürüyüşleri açısından?
24:51
Gece yürüyüşlerinin memleketin genel siyasal ahvalinden çok bağımsız olmadığını da biliyoruz.
24:58
Çünkü gezi oldu ve geziden sonra hemen zaten istiklal yasaklandı biliyorsunuz.
25:03
Taksim Meydanı eylem alanından çıkarıldı.
25:06
Birden hatırlıyorsunuz biz gece yürüyüşünde yol çalışmasından dolayı yapamazsınız falan denildi.
25:12
Biz orayı aşmıştık.
25:13
Yani istiklaldeki hem sermayeye dönüşümü hem de aynı zamanda işte AKP iktidarının kesintisiz devam ettiği bir yer oldu Beyoğlu ve istiklal.
25:24
Biz bütün bunlardan nasibimizi aldık. Bizim olan o istiklal bizim olması engellenmeye başlandı.
25:31
İstiklalin şöyle bir önemi vardı.
25:34
Türkiye'nin bir tür eylemsel meydanı gibiydi.
25:37
Farklı siyasal varoluşların kendisini ifade edebildiği bir kamusal mekandı.
25:44
O kamusallığın yıllar içerisinde aşındırıldığını biz de yaşadık.
25:49
İkinci olarak oranın aslında soylulaştırma çalışmalarıyla beraber işte büyük büyük markaların girmesi
25:55
sanki işte bütün o kadınların da eylem alanı olarak kullandığı o eylem alanının daha da korunması,
26:01
daha da uzak tutulmaya çalışıldığımız yere dönüştü tabii ki yıllar içerisinde istikler.
26:05
Benim son yıllarda istiklalle olan bağım neredeyse 25 Kasım ve 8 Mart gece yürüyüşüyle sınırlı kaldı diyebilirim.
26:16
Bir sürü şekilde tanımlayabiliriz bu iktidarı ama birçok kelimenin içerisinde işgalci olduğunu düşünüyorum.
26:23
Biz de bu işgalden olumsuz etkilenen gruplardan biriyiz kadınlar olarak.
26:28
Biz hani geceleri de, sokakları da, meydanları da istiyoruz sloganı.
26:33
Politik olarak biz kadınlar açısından çok şey anlatan bir slogandı.
26:39
Geceleri, sokakları, meydanları da istiyoruz sloganını.
26:43
Aynı zamanda çok iyi bir iz düşünüydü İstiklal Caddesi.
26:47
8 Mart gece yürüyüşü o gece yürüyüşüyle bitmiyordu.
26:51
Sonrasında işte ara sokaklara falan dağılıyordu.
26:55
Gece eğlencesinin başlamadığı yıllarda dahi ara sokaklara dağılıyordu.
27:02
İşte isteyen dışarıda bir kafede oturuyor, isteyen gidip bir yerde yemek yiyor, isteyen ne bileyim bir yerde gidip dans ediyor.
27:10
Gerçekten istiklale dağılıyorduk biz.
27:13
Yani ben bu 8 Mart buluşmalarında biliyorum mesela ta iki telliden avcılardan vesaire gelen kadınlar vardı ve diyorlardı ki
27:21
biz yani normalde istiklale gelmiyoruz, dışarıya geceleri çıkmıyoruz.
27:26
Ama bu gece dışarıya çıktık ve istiyoruz ki sabah kadar bu böyle tutulsun meviz sokaklarda olalım.
27:34
Bu mesela bir özgürleştirici bir şey.
27:37
Gece yürüyüşüne gelen son yasaklarla.
27:40
Onun da önüne geçilmiş oldu.
27:42
Ve bu üzülüşü tabii ki.
27:45
2007-2008 aynı zamanda filmimiz.
27:47
Gece yürüyüşünden sonra eğlence düzenlenmeye de başlanan sonra bu eğlencenin gelenekselleştiği yıllar.
27:53
Gece yürüyüşü sonraları eğlencelere dair neler hatırlıyorsunuz?
27:56
Eğlence meselesi yani eylem sonrası işte parti ne dersek diyelim kadınlara yasaklanan bütün her şeyin isyanını da temsil ediyordu.
28:08
İşte danstan tutun, gösterilere kadar kendi ritimlerini icra ettiği buluşmalardı.
28:14
Şey hiç unutmuyorum hani o sahnede ritim grubu vardı.
28:18
Böyle hayat akarken ya da feminist mücadelenin bir yerinde politik bir ritmi de temsil ettiği için bence öyle.
28:25
Böyle vuruşları geliştirmişler, şarkılarını geliştirmişler.
28:30
Böyle bildiğiniz, gerçekten feminist bir kadın müzik grubu olmuşlar.
28:34
Mesela onu görmek çok tatlıydı.
28:36
Kadınların kendilerini ödüllendirmeleriydi.
28:38
Kendimizi ödüllendirmek de aslında bir yanıyla.
28:41
Bunu da hak ediyorduk diye düşünüyorum.
28:42
Lale.
28:43
Ben mekanların kısıtlılığını problem olarak gördüm.
28:48
Beyoğlu'ndaki mekanlar sonuçta belli sayıda kadının katılımını sağlayabiliyordu.
28:52
O yüzden katılmak isteyen birçok kadın kapıya kadar gelip geri dönmek zorunda kaldılar.
29:00
Ama içerisi Candan'ın tarif ettiğinin üzerine çok fazla bir şey ekleyemeyeceğim.
29:05
Doğru.
29:05
Bu gece yürüyüşlerimiz tarihinde bir de şenlik diye bir şey var.
29:10
2008-2008 marka gece yürüyüşünün öncesi hem politik bir sözü söyleme,
29:16
hem efendim işte bir araya gelme, hem de aynı zamanda bir eğlenceyi de içinde barındıran,
29:22
Buluşma oldu. Beyoğlu evlendirme dairesinde yapıldı o.
29:26
Standlar kurulmuştu gündüz.
29:28
Konuşmalar yapılmıştı, kadın grupları çıkmıştı, stand-up gösteriler olmuştu vs.
29:33
O bittikten sonra da gece yürüyüşünü geçmiştik.
29:38
2006 Patriarkaya Karşı Feminist Mücadele pankartının ilk taşındığı sene.
29:42
Öncesinde de erkek düzeni yazılmış.
29:44
2007'den itibaren de Patriarkaya, Kapitalizme, Milliyetçiliğe, Militalizme pankartı taşınıyor.
29:50
Patriarka ifadesinin geçmesi sizce neden önemli?
29:53
Bu pankart sözlerine nasıl karar veriliyordu?
29:56
Kapitalizm, iltizm ve milliyetçilik vurgusu yürüyüş açısından ne anlama geliyordu?
30:00
Candan yine senle başlayalım istersen.
30:02
Patriarka kelimesinin geçmesi tabii ki aslında bir politik ideolojik hat tarif etmesi açısından çok önemliydi.
30:11
Biz kadınlar demiyoruz, feministler diyoruz.
30:14
Ve bunu da aslında biz sistem tarifi üzerinden yapıyoruz.
30:18
Biz politik olarak ne söylüyoruz, neye itiraz ediyoruz, bizim sözümüzün genel kadının mücadelesinden farkı ne?
30:26
Aslında ona dair de bir ayrımı içerdiği için bir kilit kelimeydi.
30:31
Hazırlık süreçlerinin mutlaka bir metin ekibi oluyordu.
30:36
Metin ekibinin tabii ki bu bir feminist gece yürüyüşü olduğu için feminist bir perspektiften çıkıyordu.
30:44
Sonrasında tartışılıyordu vesaire falan.
30:46
Ama patriarka vurgusunun bir şekilde tartışma konusu yapılmadığı bir buluşmadan söz ediyoruz tabii ki.
30:53
2005-2006'da heteroseksizm de girdi mesela.
30:57
Yani milliyetçiliği, militarizmi birçok metinde görebiliriz.
31:01
Ne bileyim sosyal demokrat bir metinde de milliyetçilik, militarizm eleştirisi olabilir.
31:06
Bu sözün hangi adresten çıktığına dair ayırt edici kelime patriarkaydı ve o feministlerdi yani.
31:13
Lale sen neler dersin pankart sözlerine dair?
31:16
Aslında feminist hareket güçlendikçe feminist sözün ağırlığı kadın mücadelesi içerisinde güçlendikçe biz patriarkayı o kadar kolay kullanabildik.
31:26
Mesela 2003-2004 evet erkek egemenliği gibi sözler vardı.
31:30
Ortak bir iş yapılıyordu ve çolculuk adına gerek metinlerde gerekse de ana pankartlarda bir ortak bir dil yaratılmaya çalışılıyordu.
31:38
Süreç içerisinde birimizin politik bir özne, siyasal bir özne olması meselesini bu konuda verdiğimiz mücadele bizi aslında patriarkaya kullanma konusunda kararlı kıldı ve taviz vermedi.
31:52
Militarizm ve milliyetçilik konusunda pankarta taşınması Türkiye'deki tarihsel sürece bakmak lazım.
32:01
90'lar, 2000'ler falan nasıl dönemler, toplumun tamamıyla militarize edildiği, askeri söylemlerin son derece kuvvetli olduğu,
32:10
Milliyetçiliği söylemlerinin kuvvetli olduğu, kadınların anneliğine, vatanseverlik vs. bunların erkeklikliği özdeşleştirdiğine, askerliğin değerlerinin ve pratiğinin çok yüceltildiğine, şehitliğin en büyük mertebe olduğuna dair ve aynı zamanda kadın bedeninin de nasıl bir savaş alanı olduğuna dair bir sürü söylemler, gazetede çıkan haberler vardır.
32:40
Aynı zamanda işte 40 yıldır süren bir savaş var ve bu savaştan dolayı da hani militaristleştiren bir dil.
32:49
Bu dile karşı da bir söz söyleyeyim onu ana pankarta çıkartmıştık.
32:55
Biraz metinlere gelelim istiyoruz.
32:57
O dönem AKP'nin henüz iktidara geleli birkaç yıl olduğu bir dönem.
33:03
Mürrak işgal, savaş, din tartışmaları da gündemde.
33:05
Cumhuriyet mitingleri yapılıyor.
33:07
Tüm bu genel ortam yürüyüşün sözüne nasıl yansıyordu diye merak ediyoruz.
33:11
Hatırlıyor musunuz?
33:12
Bir yandan istersen seninle başlayalım.
33:14
Ben hatırlıyorum 2006-2007 AKP 2002'de iktidara geldi.
33:19
2007 durum başkanlığı seçim hikayesinin bir krize, siyasal krize dönüştüğü bir dönem.
33:24
O dönemki medya, AKP daha bu kadar medyayı ele geçirmemiş.
33:28
Hayatımızda birden böyle büyük büyük şehirlerde İzmir, Ankara, İstanbul'daki kadın katılımcıların fazla olduğu bir şeydi, bir tiktir.
33:38
Feministler arası tartışmalar oldu, AKP iktidarının hayatı muhafazakarlaştırdığı uygulamalar, pratikler meselesi ki
33:46
2007 aslında biraz daha Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlü olduğu, yapısal reformların konuşulduğu, bunların hayata geçirildiği yıllarda.
33:54
Cumhuriyet mitingleri aslında kadın ağırlıklılığı ve kadınların şeriat korkusunun alttan alta dolaşıma girdiği yıllarda.
34:04
Cumhuriyetin ana reflekslerinden bir tanesi.
34:07
Şeriat meselesinin bir öcüleştirildiği bir tarihsellik içerisinde feministlerin bir kısmının bunun tuzak olduğunu düşündü.
34:16
Geleneksel cumhuriyet refleksleriyle aslında kadınlar bir kez daha bölünüyor diyen bir ekip de vardı feministler arasında.
34:24
Ama tam tersine işte dindar muhafazakar uygulamaların aslında tam da kadınların yaşam alanlarını işgal ettiğini söyleyen ve bunların yavaş yavaş sinsi sinsi geldiğini söyleyen sözler de dolaşımda yok değildi.
34:38
Geceye yürüyüşünün o feminizm içindeki yelpazeliliğinin dışa vurumu olarak aslında tesettür kelimesi girdi mesela açıklamaya.
34:48
Cumhuriyet mitinglerinde cumhuriyetçi teyzeler ifadesi bir tür karikatürize ifade olarak kullanıldı.
34:58
Bunun üzerinden gerilimler olduğunu da hatırlıyorum.
35:01
Feministlerin genel siyasal resmi okuma sözünün dolaşımda olduğu ve cumhuriyet mitinglerine mesafelendiği
35:10
ama gece yürüyüşlerin o feminist yer pazinin çeşitliğini yansıtması açısından bu kelimelendirmelerin de girdiği,
35:17
Çok altının çizilmediğini şimdi hatırlıyorum o metinlerden.
35:22
Böyle bir dönemdi.
35:23
Sağlesen.
35:24
Ben gece yürüyüşüme bunun yansımadığını düşünüyorum.
35:28
Metine ayrı koyuyorum.
35:29
Ya çok tartışmalar oluyordu.
35:31
Seminizmden biz öğrendiğimiz bir şey vardı.
35:33
Ya arkadaşlar bu kadar artık hani bir ayın içerisinde her şey tartışılıyor, ediyor.
35:38
Ya metine takılıp kalmayalım, yol verelim gitsin.
35:41
Bende de bunu hala açıkçası çok vardır.
35:44
Önemli olan nasıl politika yürüttüğümüz, nasıl kampanyalar yaptığımız, başka yerlerde nasıl söz kurduğumuz, kurduğumuz sözlerin kadınlarla nasıl buluştuğu vs.
35:54
Metinlere baktığımızda mesela 2005'te metinde heteroseksizm vurgusu var ama 2006-2009 arası pek geçmiyor.
36:01
Lezbiyenler ve translar yönelik ayrımcılıkla nefretten söz ediliyor ama patriarkıyı güçlendiren, kurucu bir insul olarak heteroseksizmden henüz söz edilmiyor.
36:10
Bir yandan da Kürt ve Ermeni kadınlarla dayanışma, savaş karşıtı, ücretli ücretsiz emek üzerinden kapitalizm, bedenimiz bizimdir ve erkek şiddeti metineli temel konuları.
36:21
Önce namus sonra kadın cinayetleri sonra erkek şiddeti deniyor.
36:25
Bu yıllarda feminist gece yürüyüşünün sözünün kurulmasına dair neler hatırlıyorsunuz?
36:29
Şimdi mesela SSGSS oldu.
36:31
Sosyal güvenlik genel sağlık sigortası hikayesi.
36:34
Bununla ilgili kadınlar gerçekten çok ciddi söz kurdular.
36:37
Novometri dişi vardı 2007'de. Feminist kadınlarla işçi sınıfı kadınların buluştuğu ve buna dair kampanyaların olduğu süreçlerde bu birikim metinlere taşındı ve şeriat veya tesettür kelimesinden bence daha hakiki taşınmalardı o kelimeler.
36:54
Heteroteksizme geldiğimizde ise feministler de öğrendik LGBT artıdan çok şey.
36:59
Feminist hareketin yıllar içerisindeki evrimiyle ilgili yani o evrim hem karşılaşmaları da içinde barındırıyordu.
37:09
İşte bütün bu heteronormatif hikayenin nasıl kurulduğuna dair metinsel okumalar,
37:15
çünkü yayınlar vardı, siteler vardı, forumlar ve toplantıların dışında.
37:20
Bütün bunlar bence feminist harekete öğretti ve aslında heteroseksiz bir patriarkayı nasıl güçlendirdi vesaire bizim açımızdan da daha öne çıkarmamızı sağladı diye düşünüyorum.
37:32
Tam da o günlerde bütün bu neoliberal politikalarına bağlı olaraktan güvencesiz, esnek çalışma, yarı zamanlı çalışma vesaire gündeme gelmişti ve bundan en çok kadınlar sahiden etkilenecekti.
37:47
Ve kapitalizmin neoliberal politikalarını inşa etmemek diye bir şey olamazdı.
37:52
Çünkü hayatımızda birebir iyidir.
37:54
Anayista tartışmaları var, seçim tartışmaları var, bir genel seçim, mahalle seçimi oldu vs.
38:00
Yani 2007-2008 aslında gündemin çok yoğun olduğu yıllar.
38:05
Heteroseksiz kelimesini bir kere kullandık.
38:08
Lezbiyen ve translar dedik ama ondan sonra bu konuyla ilgili geniş tanımlı bir açıklama metinlerimizde yer almadı.
38:16
Doğru o dönem yürüttüğümüz bütün tartışmalarda ikili cinsiyet rejimi üzerinden her şeyi tanımlıyorduk.
38:25
LGBT'yi arkadaşlarının verdikleri mücadeleyi bir kimlik mücadelesi olarak görüp bununla dayanışıp destek verebileceğimizi düşünüyorduk.
38:37
Tabii ki eksikti. Sonuçta yani translar, lezbiyenlerle birlikte temiz mücadele yürütülüyor.
38:45
O karşılaşmalardan bizim de yeni bir söz kurmamız ve kendi değişimimizi ve dönüşümümüzü gerçekleştirmemiz de kolay değildi.
38:55
Dolayısıyla da metinlerimize yansımıyordu.
38:59
2005'teki eylemde feministler imzası var.
39:02
2007'ye kadar ve hatta 2007'de de bu böyle.
39:05
Sonrasında ise çeşitli tartışmalar oluyor.
39:08
Türkiye'de de İstanbul'da da çeşit çeşit feminist var.
39:10
Bu imza fazla mı iddialı, gerçekten bu kadar kapsayıcı mı diye.
39:15
feminist kolektif adıyla yapılmaya başlanıyor eylemler.
39:18
Buna dair neler hatırlıyorsunuz?
39:20
Sizce ne kadar kapsayıcı ve çeşitliydi yürüyüş?
39:23
Farklı çevreler nasıl dahil oldu ya da olamadı?
39:26
Lale bu sefer istersen seninle başlayalım.
39:28
Sahiden bu feministleri kullanırken ben öyle hatırlıyorum.
39:33
Feminizmin siyasal bir özne olma konusunda çok ısrarlıydı.
39:37
O yüzden bir feministler lafını kullanalım.
39:40
Mesela 1 Mayıs'a katılırken de feministler sankartıyla katılmıştı.
39:44
Mesele sayiden yani feminizmin bir siyasal mücadele içerisinde var olduğunu da göstermek ihtiyacını hissediyordu.
39:53
Sonra tartışmalar oldu, çok oldu.
39:56
Yani feministler kim?
40:00
Çok ne diyelim, skalası çok geniş.
40:04
Farklı farklı feminizmlere kapsamıyor bu.
40:07
Dolayısıyla feministler demek aynı zamanda diğer illerdeki feministleri de buna katmıyor.
40:16
O zaman bunu genel bir feministler tanımı yapmamak gerekiyor.
40:20
Sonra İstanbul Feminist Kollektif'e dönüştü.
40:24
Sol cenahta ya da sosyalist cenahta kimse şey demez.
40:28
Ben emepliyim demez, sosyalistim der falan.
40:32
Aslında feminizm de aslında çok ona eşdeğer bir şeydi.
40:34
Anlatabiliyor muyum?
40:35
Yani ideolojik değil ama politik ayrılığı çok işaret etme derdiyle kullanılan bir imza değil yani.
40:43
2007-2008 aynı zamanda feministler açısından bir güçlenme ve örgütlenme dönemi.
40:47
Feminist forumlar yapılıyor bir yandan.
40:50
Sonra Novamed, SSGSS, Vesikalılar Seçim Kampanyası, Yeniden Morine, Dayağı Karşı Yürüyüşün 20. yılı ve pek çok şey var.
40:58
Sizce bunların gece yürüyüşüne yansıması nasıl oldu?
41:01
Sonraki yıllara eklemek istediğiniz bir şey var mı?
41:03
Çok oldu, güçlü oldu, iyi oldu.
41:07
Nohamed, SGKT, onlar daha çok böyle karma örgütteki kadınlarla, o yapılardaki ya da demokratik kitle örgütlerindeki kadınlarla bizim daha fazla bir araya gelmemizi, fikir alışverişinde bulunmamıza sebebiyet verdi.
41:23
Ama Mor İğne kampanyası istiklalde bence çok etkili oldu.
41:29
Biz sokakta o kampanyayı yaparken İstiklal'de, Katıköy'de, Meşiktaş'ta çok kadınla temas ettik.
41:37
Bu nedir diye gelip sorduklarında anlattık.
41:40
8 Mart'a hazırlandığımızı söyledik.
41:42
8 Mart gece yürüyüşü olduğunu söyledik.
41:45
Sonrasında birçok kadın mor iğne kampanyası esnasında bizimle ilişkilendiğini söyledik.
41:52
görünürlüğümüzü, sözümüzü çok arttırdığını, gece yürüyüşüne büyük etkisi olduğunu düşünenlerdir.
42:00
Feminist siyasetin biriktirdiği bir dönemdi.
42:02
Siyasal alanını genişletmeyi, peyderpey kotardığı, başardığı bir süreçti.
42:08
Bu da tabii ki alana yansıdı yani yıllar içerisinde feminist gece yürüyüşüne.
42:13
Mesela bu böyleydi ve o süreçte feminist örgütler çıktı.
42:16
İşte SFK diye bir şey çıktı mesela.
42:18
Nereden baksan 8-9 yıl sürdü yani.
42:21
O süreklilik bence çok kıymetli bir şeydi. Feminist gece yürüyüşünün son üç yılını alacağım ben ve bu üç yıl aslında feminist gece yürüyüşlerine siyasal baskının, politik baskının, iktidar baskısının, iktidarla ilişkilenen bütün o rahatsız sivil baskının da olduğu yıllarda.
42:40
Çok geniş bir saldırıya rağmen yükselen bir kadın isyanından söz edebiliyoruz.
42:48
Feminist bir isyandan söz edebiliyoruz.
42:51
Bir birikim var gerçekten.
42:53
O taşınmış ve o devralınmış.
42:56
Dijital örgütlenme olarak devralınmış, mekansal örgütlenme olarak devralınmış.
43:01
Bunu görmek gerçekten ölsem de gam yemem cümlesini kurduracak kadar güzel.
43:07
Lale sen sonraki yıllar için eklemek istediğin bir şey var mı?
43:10
Gerek dünyada gerekse de bu coğrafyada en devrimci hareketin kader hareketi olduğunu düşünüyorum.
43:17
Gerçekten dünyayı kimler değiştirecek deyince biz değiştireceğimize inanıyorum.
43:22
Bunun emarelerini de bütün dünyada bugünden gördüğümüzü düşünüyorum.
43:26
Büyük bir devinimin olduğunu görebiliyorum ve bütün bu büyük bir devinimin içerisindeki sancılar olduğunu düşünüyorum.
43:35
Buradan da iyi bir şey çıkacak ve biz iyi bir yerlere atacağız.
43:39
Bu umudu taşıyorum.
43:40
Çok teşekkürler.
43:41
Bu kayıt Feminist Gece Yürüyüşü Sözlü Tarih ve Arşiv Çalışması için 2021 yılında yapılmıştır.
No matches in this recording.